Bülbül olmayınca
Güller neye yarar
Güller olmayınca
Bülbül neye yarar
Sevdan olmayınca
Her insan ölecek bilirim bir gün
Mezara koyacak neyimiz kaldı
Gelinlik kız gibi yapacak düğün
Rötara koyacak neyimiz kaldı
Dedim ki yaşadık şu kadar yıldır
Rica eder gönül, dertleri dile
Anlatması için o güzel güle
Alevli aşkımın ateşi ile
Yüreği yanmamış yâri neyleyim.
Aradım cihanı, ne güzeller var
Sakın gitme
Gitme sakın
Farzet bir tek bu gün var hayatta
Nefesin ikincisi yok
Yüreğin var sıcak
Sorular sorsam sana ey gece
Keder desem, hicran desem susar mısın
İnce kumlu bir kıyı gibi okşasam
Yakamozlarınla yıkanıp
Sevda desem, aşk desem coşar mısın
En kurak yazlarında gönlümün
Pınarların kuruduğu vadilerde
İnat etsen de hep seni bekleyeceğim
Benden kurtuluşun yok
Bütün mehtaplar unutulsa bile
Sana inat seni seveceğim.
İlk tebessümün izi kalmış dudaklarımda
Ellerim kelepçelenmiş
Her yönden esmiş rüzgârlar
Savrulmuşum
Güneşte yanmış
Mehtapta kavrulmuşum
Şarkılar beynime vuruyor yine bu akşam
Alevler fırladı çılgın atlar gibi
İçim acıyor
Ne bir esinti var
Ne damlaları alıp götürecek bir rüzgâr
Gecenin karanlığına saklı gölgeler
Ne hükmü vardır ışığa, ne tahammülü
Aç kurt sürüsüne vurgun tüm düşünceler
Bir yalnız akşamüstünün eski eylülü
Yaşlı kafa kâğıdına sendrom sarılmış
İsterdim ki sen yırtasın şu kapkara perdeyi
Mutluluğunun ışıkları doldursun her yanı
Ben çıkayım gölgelerden
Sen çıkasın
Papatyalar serpelim bütün saatlere gülümseyen
Her yaprağında seviyorum diyen beyazlar




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!