Dikenli tellerle çevirmeyin
Bırakın bir tay gibi çılgınca koşsun
Gittin bir akşam üstü
Mehtap sensiz
Dalgalar sensiz
Sere serpe bıraktın gölgeleri
Şimdi hepsi bedensiz
Güneşi bütün gece bekledim
Uykunun önünden kim bilir kaç defa geçtim
Rüyalarına rastladım tebessüm dolu
Tek tük acabalar
Yüzlerinde bir tereddüt bir tereddüt
Kırmızı bir şarap şişesini doldurdum can sıkıntısından
Bir gün
Dün gibi belki, belki yarın gibi
Ama bir gün
İnan ölüm gibi
Hani mendil sallamamıştım ardından
Hep sana yazmak
Hep seni sevmek
Senin için yaşamak
Ve
Senin için ölmek
Bir hayalim vardı
Hep vuslat şarkıları söyleyecektim
Yedi renge bürünecekti notalar
Hep sen olacaktın tonların en yükseğinde
Gözlerim kapalı seni dinleyecektim
Avuçlarını yüzüme koyacak
Susuz kalmış bir bahçede
Soluyor yaprağım, çiçeğim
Nasıl özledim bir bilsen
Her esen rüzgârda her vakit
Kokunu hissederim.
Yolların uzaklığı koparamaz seni benden
Yalnızlıkların yalnızlığı da unutturamaz bana seni
Ne ayrılık türküleri beni senden koparır
Ne fırtınalar uzaklaştırır ruhumu sevgimden
Ne de rüzgârlı yağmurlar gözlerimden akan.
Her karanlığında fani dünyanın
Kaşını gözünü görüp yanmışım
Bir gelin almışım töreyi bilmez
Boyuna posuna nasıl kanmışım
Bir gelin almışım töreyi bilmez
Gel deyince gelmez suratın asar
Yalnızlığı yaşıyorum,
Her gece her geceden beter,
En korkunç karanlık şu yalnızlıklar
Bütün gecemi
Benimle beklesen de,
Tek kurtuluşum olsan




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!