Gecenin bilmem kaçı,
belkide sabaha karşı
ne şiirler yazdım içinde biz olan
Bana bir şarkı söyle son kez
İçinde sen ve ben olan
Yine cok açıldım farketmeden
Derinliği bilmedigim sulara daldım
Etrafimı sarmış köpek balıkları
Söyleyin şimdi ben ne yapayım?
Uçma vaktiydi şimdi zaman
Görmeyeli, sesini duymalı,
Kaç asır zaman geçti,
Ha unutmadan söyleyeyim,
Daha da güzelleşmişin,
Yine az gördüm seni,
Yine az tattım bedenini.
sesimde sesinin çığlıgı yukseliyor
bu bekleyiş,bu sıcaklık,bu hasret
cırcır böceklerinin çığlıkları bu yüzden
yüreği kocaman güzel sevgili
kaç hasret yangını senin düşlerin
Uzattığım el kalbine degdi
Gönlünü okşadı seni sevdi
Aşkın sarhoşlugu beni benden etti
Ben böyle güzeli,nasıl sevmem
Yaram derindir,dermani sendedir
Hasretin yetti artık canıma
Gelde söndür,şu yalan dünyada
Hasretle dağları aşan bir sevda
Yokluğunla ölüm olur yıllarca
Güzelliğin bedenimden süzülür
biraz nego kokusunda esinlendik
sözler,yazılar,yaşayan eski çınarlardan
ne kaldı geriye
geçmişten
şahinler süzülürken dağlardan
en çok da seni sevdim ben
Çiçeklenir düşlerimin kıyısında gözlerin,
Hangi bilinmez rüyanın efsunusun sen?
Kırık bir aynada çoğalır suretin,
Sisler içinde yankılanır adın, usulca.
Yeşil bir fısıltıdır dokunuşun,
Baktığım,daldığım her yerde sen varsın
Karşıma hasret diye sen çıkarsın
Gören iki gözümsün,özümsün ışığımsın
Sen benim sağıma can,soluma yarsın
Bir gülüş,bakışla sana bağlandım
Eylül mehtap'ı ela gözlerinden dökülürken saçlarına
Ben ise gözlerine yazılmamış şiirleri yazarım
Biz olmuşken gönüllerimiz,sahilde dans ederiz kayalıklarda
Dudaklarımda bütünleşir,değdiğim her noktası teninin
Bir bakarım ay ışığında tek nefes seni çekerim
-Düşün ki Eylül ayı yaz sonu deniz kenarındayız biz




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!