Gün dünün ertesi
Sabahın esintisi
Çoğala çoğala büyüyen hasret
Yine senli,benli
Bu sabah saatimi sana kurdum
Gözlerin bir anadolu türküsü,
Kimi zaman acı, kimi zaman tatlı.
Bir köy çeşmesinde serinlik,
Bir yayla yelinde tazelik gibi.
Ellerin toprak kokar,
Aşık olmayanın gözü yolda mı kalır
Yolların bir tek sesi,beni benden alır
Ya daldığım hayalinde gözlerin
Hüzünlerimi bir çırpıda atar,sözlerin
Bulutu yaban gören bir tepe eser
Toprağa düşen son yaprak,
Uçtu gitti, rüzgârla birlikte.
Fırtına koptu gönlümde,
Yağmur yağdı gözlerimden.
Bu dünyada kaldı geride,
Kaç mevsim geçti gökyüzünden
Kaç rüzgâr savurdu saçlarımızı
Dağıldık, toplandık, unuttuk, hatırladık
Şimdi yine bakıyoruz aynı ufuklara
Gönlümün gülü gamzeli sevdiğim,
Hep içimdeydi söylemek istediğim,
Çarpan yüreğimin atışını değiştin,
Şimşekler çaktıran aşkınla irkildim.
Beyaz kanatlı gönül serçem,
Saat, zamanı böler gibi vuruyor
Duvarda asılı kalmış yarım gülüşün
Bir sigara daha yakıyorum karanlığa
Dumanı, hayalin gibi dağılıyor sessizce
Şehrin ışıkları yanıp sönüyor uzakta
sen uzaktan bakıyorsun ya
şehrin damarlarında dolaşan yalnızlığıma
ellerim ceplerinde, gömleğim ıslak
sokaklar beni tanıyor artık
her köşe başında bekliyorum seni
güneş batarken,
denizde martılar sonsuzluğa akarken
sessizliğim ses olur geceden
kimse bilmez başımızın ağrısını
sesimin köşeden yankısını
-ben gece yarısı adamı
Hüzün rüzgarlarında savrulurken
Sonbahar yaprakları gibi solarken
Seni seven yüreğim aşkınla dolarken
Bir derdime bin ilaç olda gel
Gönül bahçeme en güzel çiçeği ekiyorum




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!