Sana inanıyorum durmadan
Büyümediğine değil
Kaybolmadığına
Elimdeki kalem titriyor
Senin adını yazmak için
Ama kağıt ıslak
Sevgiden öte, vatandan toprağa,
Bir yanım Ege, bir yanım Karadeniz.
Ben Marmara, dalgalarımda İstanbul,
Köpüklü, hırçın, sonsuz deniz.
Toprağında yankılanan
kayıp bir nefes gibiyim.
Dalların göğe bıraktığı
uzun bir sırrın içindeyim.
Bilmeden yeşilliğine
Bir akşamüstü seninle
Kıyı boyunca uzanan masalardan birinde
Bardakta terlemiş bira
Parmaklarımızda yaz
Karşıda ay, suda yakamoz
Biz aşkın mağlup iki neferiydik seninle...
Ne kavuşabildik, ne de ayrı kalabildik!
Kader bizi bir labirente hapsetmişti sanki,
Her yol sana çıkıyor, ama varamıyordum.
Biraz Daha Sen
Seni sevmek
yüksek sesli bir şey olmadı hiç.
Daha çok
geceye bırakılan
Koca şehrin seslerinde
Ne köşk isterim ne de bahçesinde
Süslü hayatlar bana göre değil
Sensin gönlümün köşesinde
Gözlerinde yansır ay ışığı
Geldiğin günden beri
Kalbim acele etmiyor
Zaman bile
Senin yanında
bir gidişi tuttum elimle
kırık bir saat gibi sustu şehrin kalbi
çünkü bazı ayrılıklar
konuşmaz, sadece bakar uzun uzun
sana yazdığım son mektup
Şehir, rüzgârı soluyor ağırdan,
Kaldırımlar dün geceden kalma izlerle dolu.
Bir pencere aralanıyor, soğuk içeri doluyor,
Saat, eski bir şarkıyı hatırlatır gibi tik tak ediyor.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!