Saklanan Çocuk”
Bir köşede unutulmuş düşler,
Lavanta kokulu bir sessizlikle fısıldıyor bana.
Gözlerim, duvar arkasında gizlenen
O çocuğun bakışında kalıyor.
Yasak kapılardan geçtik
Hiç tatmadığım bilmediğim duygum oldun
Benli dudağına dokundum
Bir tatlı gülüş aldı beni
Sesinde büyülenirken.
Bir eski suyun aynasında,
göğün gölgesi eksik...
Hangi rüzgâr savurdu bizi
yitik harflerin ötesine?
Hangi yöne baksam seni görürüm
Bir bakışın için ben ölürüm
Yolum seninle,sonsuzluğa yürürüm
-Tertemiz duygumla sana canım dedim
-Senden başka hiç kimseyi sevmedim
Gönül bahçemizde aşkımızı demlerim
Aşkınla hoşum başka neyleyim
Bu can bedenden çıksada yeni severim
-Sevdan bir ateş,yangın yeridir bana
-Sanadır canım yüreğim senden yana
Bir ömrü sende sakladığım yar
Beni gülüşünle sevginle sar
Erisin buzlar,çözülsün düğümler yar
Ömrünü ömrüme sımsıkı sar
Yıllarım bir çırpıda gözlerinde bitsin
qencian yaylasına sürdüm kır atımı
pus çökmeden varabilmeliydim doruğa
yeşilden geçtim,kalbinden geçemedim
şimdi vakit senli sevişmelerdir
gökyüzü şahidimdir
Saat yedi,
bir yalnızlık soluğu gibi düşüyor üstüme gece.
Rüzgâr, eski bir mektubu okur gibi
taşıyor içimde kalmış kelimeleri.
Bir peronun ucundayım,
nasıl desem bilmem ki sırılsıklamım
yağmurdan boşanırcasına aşığınım
biz ne sağanak fırtınalara tutulduk
tenim teninde sevgimizle kuruduk
-kaç sancılar doğurdu ruhum hasretinle
-aylarca mesken tuttum geceleyin nefesinle
Her mevsim başka çiçek açar
Benim yüreğimde senin adın
Bazen papatya olur baharda
Bazen sonbaharda sarı gül
Penceremin pervazında




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!