tutuldu kalem düğümlendi boğaz
ben nasıl haykırayım avaz avaz
ölüm orada kapkara
yürek kanar somada
Kalbim;
bir haritanın kırık kenarında
yer beğenir gibi sustum,
bilmeden seni çizdim,
Adalet Yalanı
Dağlar dile geldi, taşlar ağladı
Hasret ateşiyle bağrımı dağladı
Garip gönlüm yine yandı çağladı
Vicdanlar susuyor, zulüm çoğaldı
aldanışın alfabesi yok
güzelim
bütün aşk sözlükleri eksik
Yırtıldı gece, kızıl bir hançerle
Haykırışlar savruldu rüzgâra
Sus pus oldu dağların dili
Kar bile sustum sanıyor da
Suyu başka, havası başka,
Yaylalarında ince bir hüzün eser Anadolu.
Bir türküdür çağlar nehirlerinden,
Bir yangındır yanar yüreğimizde.
Artvin yeşilinde mektuplar yazacaktık.
Sen Çoruh’un suyuyla dudaklarını ıslatacak,
Ben Karcal’ın eteklerinde kızılcık dalı kesecektim.
Sonra yıpranacaktık.
Hatila Vadisi yoracaktı bizi
Anlamadın sokakta yağmur, içimde fırtına
Sarılsan da dinmez bu acı
Nehir olup taşsam da yalnızım hâlâ
Beni masum görme, anla
Kader oyunları çetin
Yeşil yamaçlarda çiçekler açar
Özlemler yakarım Artvin'e doğru
Çoruh'un suları coşkuyla geçer
Sevgiyle akarım Artvin'e doğru
gece uzun,
uzun da yetmiyor karanlığına.
tozlu sokaklar dolanıyor ayaklarımıza,
ayağımızda yamalı umutlar,
ceplerimizde kırık düşler.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!