doğmadan
öldürdüler aşkımı
yeri dolsun diye! ...
kâh geceden,
kâh gündüzden
her sabah
bir ölü kapımı çalıyor
günaydın diyorum
eti senin
kemiği benim toprağa
deniz gözlerinde kaç kişiyi boğduysan
toprak kokan gözlerime o kadar kişiyi gömdüm
şiirin ellerini bıraktığın gün
Ne zaman seni anlatmaya çalışsam;
Parmaklarım, kalemimin arkasına saklanır. Suç işlemiş çocuk gibi uzun bir süre susar. (Hayâlin dolaşır beyaz sayfalarda...) Dağ gibi kalemimin arkasında titrer parmaklarım. Sevdanın ateşiyle kendine gelir. İliklerine kadar aşkınla dolar. Mürekkebin son damlasına kadar seni yazıp durur.
Ne zaman gözlerini anlatmaya çalışsam;
Önceleri herhangi biriydik birbirimiz için. Sonra kaderin elleri tuttu ellerimizi, aşkın güneşi vurdu gölgelerimize... Kim bilir bana gelirken kaç aşk aralamıştı yüreğinin kapısını... Belki de benim gibi yüreğinin penceresi çoktan perdesini çekmişti... Ne zaman adım anılsa, adına dokunurdu rüzgârın soğuk nefesi... Ne zaman adını ansalar avuçlarımda güneşi öperdi yağmur...
Biliyorum! ... Gece üç-beş nöbetlerinde kıskançlık krizlerin tutuyor. Üzerime çektiğim yorganı, başımı koyduğum yastığı bile kıskanıyorsun... Hatta elinde olsa saçıma dokunan bütün tarakları kıracaksın. Parmaklarının boşlukta volta atışının hesabını soracaksın kendi kendine... Aşk eşkıyasına çıkacak adın... Mavinin koynunda saatlerce nöbet tutup güneşin saçlarını rüzgâr okşamasın diye bir nefeste bütün bulutları yakacaksın...
____________bir elimde kurşun kalem...
___________bir elimde karakalem...
sarı saçları beline kadar
gidince kalır binlerce tokası
Bazen kabuk altındaki yara yeniler kendini. Çatlar ten, kurur ter... Bir tüyün parmak uçlarında akıp gider kan gibi zaman. Yetişmek ölüme... Geç kalışım kendime...
Düşlerinin başıboşluğunda bir uçurumdan en uzağa atmak kendini. Defalarca hariçten saymak en yakınındaki yıldızı. Saç tellerin bağlar hayata...
Ateşin içinde üşümektir en büyük çaresizlik. Ve gölgelerin boşluğu doldurur gözlerini. Düğümlenir boğazına yalnızlık... En güzel çözüm eşikte güler yüzlü bir çocuk bırakmaktır bilmediğin sokaklara. Dönüp baktığında dağlar yeşilini kaybetmiş, mavide martı çığlığı ağıt yakmıştır. Şimdi çocuk! ... Göbek bağını kesip, bir ipten atlamak sana düşer. Elini çabuk tut! ... Anan oyundan seni çağırıyor. Unutma! ...Bu oynadığın son saklambaç...
gerdanıma bıraktığın
bir çift sözü unutmadım
renklerin en âlâsındayım
perçemli bir bahçenin
kara üzümlerinde gözüm




-
Oktay Bali
-
Aydın Sevgi
-
İlayde/sedef Ünal
Tüm Yorumlarşiirlerini çok beğendim
Sayfalarına girip,şiirlerini okumaktan en çok hoşlandığım, Kadirşinaslığı ile kelebek kanadı kadar hassas bir yüreği olduğunu rahatlıkla söyleyebileceğim nadide Şiir dostlarımdan biri..
...
Tülay kardeşim,seni tanımak çok güzel.
Hele o ince zekan ile yazdığın şiirlerini okumak bir ba ...
Papatyama
sevgili canim kardesim,papatyam'a
Türkü tadında bir sevgi sana duyduğum
Ürkek olsa da yaklaşımlarım
Lalelerin kokusu karıştı güllerinkine
Ansızın gelişinle hayatıma
Yüreğimden balonlar uçuşuyor, çocuklaşıyorum
Sıcacıktı bakışların ben g ...