Derin bir duygu iletişiminde tüm duyular telaffuzsuz kalabilir.
Ancak kalp daima duyuşlarını telafi eder.
Gerçek bir yakınlığın olduğu her iletişim daima kalpten bir yaklaşımdır.
Söz ile neleri ifade edebileceğiniz değil,
Öz bir ifadede nasıl bir ifadeye bağlanacağınız önemlidir.
Gerçek samimi bir ifadesizlik halinde,bir bakışa
kalpten bir ima ifade edebilmek ise binlerce hal-lisan
tercümesinden üstün bir dildir.
Kendinizi ne kadar bir değerde bilirseniz,
daima olumlu bütünleyici ve derin bir anlam katarsınız içinizden. Bazen düşünceniz hayata yansır, bazen de düşüncenize bir yansıma olur yaşam.
İşte o zaman bir bütün alem seyyah olur iç bakışınızda. Oysa hatırlayın; bakışlarınız dahi hayata yansımadan önce, bir damla yaş, bir yağmur tanesine denkti.
Nice yaşamlar bir mevsime değil,aksine kainatın mevkisinde bir gizdi. O yüzden dönüyor dünya kendine rağmen. O yüzden kainatın sırrı da insanın aslı.
O yüzden aydınlık ve karanlık içimizde birer yansıma. Baktığında kainata ve iç bakışın seni aştığında ve yürekten anladığında, bir bakış dile gelmeyen nice bir hakikattir oysa.
İnsanın yaşı, kainat kadardır daima.
Sizi anlaşılır kılan söyledikleriniz değil,
Suskunluğunuzda ki öz ifadenin imasıdır kalpten anlaşılır olan.
İçten bir gülümseme ile irkildi gözyaşım.
Düşüncemden süzülen yakınlık belirmişti aynı anda yaşama bir ifadede.
Nasıl bir tebessümde acı ve bir acının hüznünde
içten gelen bir gülümseyişti beliren?
Anladım ki, her bir duygu tek olduğunda yalnızdır.
Gerçekte duygu ve düşünceyi bütünleyen,
Hangi söz,özümüze ulaştırır bizi?
Neden yaşamak sözlerden öze yansırken özümüz sözsüz kalır?
Hangi derin anlamların içinde özümüz duyulan tek söz olmaya dair?
Hangi söz anlatır kalp gözün duyuşunu?
Hangi söz kalbin öz dilinden söze gelir?
Kalbin özü özse eğer; söze gerek yok.
Bakışın güne değil, aydınlık bakışına doğabilmeli.
Geçmiş gözlerde canlandığında iç bakışlarda huzurla yaşayabilmeli.
Bir zaman katmalı an.
Gelecek kalbinde bir doğa-bilmeli.
Kalbinizin doğasını bilmeli zaman.
Zamansızlıkta bir an olduğunda, yaşam duyuşundadır.
Bir gün insan insana değil, yalnızca insan Allah'a (c.c) boyun eğecektir.
Her yaradılışın sırrı o'nda nasıl mevcutsa ayna olacaktır o yürekten bakabilenlerin duyuşuna.
O gün göz sadece kalpten duyuşları olacaktır insanın.
Yürekten bakabilenler vaad edecektir daima en yeni gün
ve kaldırıp başını tüm aydınlığa.
İnsan bazen ne düşüncesinin seyrinde,
ne iç görüşlerinin yaşama aktığı yerde,
nede bakışlarının kalbine duyuş olduğu yerdedir.
Tüm bunlar zamana bütünlenen içsel süreçlerdir.
Oysa insan herşeyi,zamanı dahi aşabilen,
herşeyin ötesinde yaşayabilendir.
Gözlerinize yakın olan herşey uzak düşer bazen.
Çünkü görünmez olur kalpten görülen.
Öyle bir görüntü olur ki kalpten görünen.
Yaşamı kendi içinden duyabilmek için,
görebilen ile sessizce bir görüş oluşturur.
Gözyaşıda öyle değilmidir?




-
Oktay Aşkın
Tüm Yorumlarhttps://www.instagram.com/p/Cs1Rsphofri/?utm_source=ig_web_button_share_sheet&igshid=MzRlODBiNWFlZA==