İnsan kendini yazmak zorunda değildir ancak kalben okumak zorunluğundadır.
Çünkü yazmak kişisel bir ihtiyaçtır ancak okumak yaşamaktır...
İnsan okuduğu sürece yazıya dahil olur ve insan kalben okudukçada kendi yazgısına dahi olur...
Kulaktan duyulanlar unutulur. Ancak kalbe duyrulanlar asla!
Kulaktan duyulanlar ancak kulağı zapteder ancak yürekten duyulanlar tüm ömrünüzü..
Kadın hem kendinde çocuktur,masumiyette dirilir.
Kadın hem anasıdır kendinin,hayata büyüyen kalbidir.
Kadın hem kendi çocukluğunun yetimliğidir kendini emzirir.
Kadın hem kendinde yetişkindir merhamette kendini yetiştirir.
Belkide Kaf Dağının küçük çakıl taşlarıdır
yeryüzüne dağılan inciler ve zümrütler.
Gözü saman, çalı, çırpıya aşina olan
hiç hayal eder mi mü'cevheri?
Saman ki, andır anlık dağılır.
Çalı çırpı kendini hatırlatan nice oyun bahçelerinde.
Kainatın sırrı içindeki senfoniyi duymakla başlar.
Kalbe yazılan her ritim kendi gerçekliğinin mısrasıdır.
İnsan kalpten okuduklarının ilmini yazmalı. "Oku" emrine hitaben , kalbin gördüğünü yazmalı.
Gözlerimiz gafletteyken nasıl okumasın ki insan kendini?
"Oku" 'ikra' kendini bildiklerini ikram et, bilmediklerine ikrar et.
Siz kelimeleri okursanız bu ilimdir. Ancak kelimeler sizi okursa bu ilmihaldir.
Ve insan düşüncenin gerçekliğinde tüm herşeyi okuyabilecek ilme ulaşabilir.
Çünkü kainat açılmış kitaptır kalbini okuyabilene ve kendine ikra edebilene.
Bazen bir yıldızı görmek istersin.
Mutlaka bir bulut kaplayacaktır bakışını.
Ancak geçici karanlık kapsamaz varlığın sonsuz ışığını.
Bazen güneşi görmek istersin.
Mutlaka doğacaktır bakışının ufkuna.
Ancak kalacaksın karanlığında yeniden aydınlanmak için.
Bir rüzgarın yüzümü okşadığı an savrulup gitmek istedim
benden öte bilinmezlere.
Nereden geldiği ve nereye gittiği değildi önemli olan.
Beni bana getirdiği bir rüzgardı o.
İçime öyle bir esti.
Düşüncenin seyyah olduğu bir anda.
Bir insanı kazanmaktan çok,
önce onun kendisini kazanmasını tercih edin.
Böylece onunla ve kendinizle ilgili herşeyi kazanmış olursunuz.
Çünkü kendisini kazanmamış bir insan herşeyi kaybetmeye laik olur.
Makale
Kendine bir adım atmakla başlıyordu herşey.
İnsan kendine yürüdükçe hayatıda bir yürürlüğe giriyordu.
İnsanın durduğu, baktığı ve yol aldığı herşey kendi adımlarından öteyse,
olduğu yerde değildir insan olgusundadır herşeyin.




-
Oktay Aşkın
Tüm Yorumlarhttps://www.instagram.com/p/Cs1Rsphofri/?utm_source=ig_web_button_share_sheet&igshid=MzRlODBiNWFlZA==