Size, siz olma özgürlüğünü ancak 'siz' verirsiniz.
Yani İnsanlar verir.
Size bir başkası olma özgürlüğünü ise yalnız Allah verir.
Çünkü bazen biz, 'biz' olmak için varolan bizizdir.
Çünkü varoluştan birizdir.
Hiçkimse diğer bir kalbin değerini bilemez o'nu kendi içinde taşımadıkça.
Kimi hayatı yaşar kimi sonsuz dualarda yaşar.
Varoluşun değeridir her kalbin duyuşu.
Yaşamın sonsuzluğuna bir parça d'okunan duasındadır herşeyin.
Nasıl gün ışığından aydınlanıyorsa insan,
Öyle anlar olur ki insanın aydınlığından yepyeni zamanlar doğar.
Yemin, sözün noktasında başlar.
İnsanın özüdür ve insanın sözündende üstündür.
Biz diriliğe eskidikçe yenilendik.
Biz dirilişe eskilerden yinelendik.
Biz ne fidanı ne ağacı bildik.
Biz bir yaprakta iklime mevsim seçtik.
Biz ne çocukluğa ne yaşlılığa erdik.
Ne yazılırsa yazılsın, yazıdan önce yazılanlar vardır. Yazmadan önce yazgı vardır. Yazgıdan yazdıran vardır.
İnsanın başlangıcı nasıl boşluktaysa
hükümde kendi öz duyuşlarının fiiliyle
bir ifadeye bağlıdır.
İnsan kendini daima en başta bulur en sonda değil.
Sonu içeren daima başlangıç noktasıdır.
Çünkü her insan sonunu düşünmeden yaşamda bir başlangıçtadır.
İnsan ilim harflerini öğrenmeye geçmeden önce
kendi ilminin harflerini bulsa
tüm kalbini gerçek bir duyuşla ezberler.
Oysa en zor ezberlenen şeydir kalp.
Orada nice yarım kalmış sözcükler,
nice susan heceler vardır.
Zamanı vardır herşeyin.
Zaman çok şey alır. Geçmeyen aşk sonsuzluğun adıdır.
Herşey geçer. Zamanda sonsuzluğa gider.
Zamanında bu gerçeklikte bir sonu vardır.
Zaman durur içimizde sonsuz aşk kalır.
Bir gündüze gözlerimizi açtığımız an
nasıl aydınlıklar doğuyorsa içimize,
Bir geceyede gözlerimizi kapadığımız an,
dolmaz karanlıklar içimize.




-
Oktay Aşkın
Tüm Yorumlarhttps://www.instagram.com/p/Cs1Rsphofri/?utm_source=ig_web_button_share_sheet&igshid=MzRlODBiNWFlZA==