Sen gerçekten iste dile gelir şehir, içinde gerçekten şehirsen eğer.
Sen gerçekten yürekten dile, o gerçekleşir.
Şehirde taşlar kalbindir.
Şehrin sözü gibi bir yerde en derin durağan söz.
Diğer yerde dağılmış parçaları şiirin son dizesi gibi.
İlk dizesi şehrin kendisi anlatır gibi içinden kendini.
Sessiz yazılır yazılar, yazılan her kelime bir sestir okunulduğunda.
Buyüzden sesli yaşanır aşk ve buyüzden her aşk, kendi sesinin sessizliğinde yaşar. Seslenmek aşksa, susmak kendi sesinin şairliğidir.
Sessen eğer bir tını vardır içinde bilinmez.
Ve sesi işiten bilen değildir herzaman.
Ve duyan bilemez bazen sesi ve sessizliği.
Seslerin ne anlaşıldığı veya sessizliğin ne söylediği.
Ve sessizlik yoktur sestir susmayı dileyen.
Ve yalnızca yürekten duyabilmek için.
Kendi içinde bir hayatsın. Hayata yaşamak ve belki yaşama en yeni başlangıçsın.
Yaşamanın dışında, bambaşka duyuşlar vardır.
Düşüncelerinle an olur akarsın.
Aktıklarınla bütünleşir,başka düşüncelerle ve düşüncelerde yaşarsın.
Bir yanımız hayata can olmuşken, diğer tüm yanımız tüm kendimize yansımamızdır.
Yansımadan oluşan, düşünceyle irdeleriz daima ve ses olur içimizde bir duyuş yankı.
Bazen tüm ömrünüzün kapısı çocukken aralanır kalbinize.
Oysa siz yaşamadan henüz, geçmişten geleceğe bir bakış atmışsınızdır.
Tek mevsimin anında dört mevsim olursunuz içten içe.
Ve beşinci mevsimi hissedinceye dek devam eder kalbinizde iklimler.
Yoğun ve sert fırtınalar etkilemez her narin çiçeği.
Sarsılmaz bir duruşu vardır herbirinin.
Zor değil başka bir düşünceyi kabul etmemek.
Düşüncenin özünü kabul ettiysek eğer...
Düşüncenin özü insandır. Özden önce düşünce ise düşebilir her an...
Gerçek şu ki öz düşünce söze değil kalbine düşendir.
Pahalı tablo olmakla, paha biçilemez bir eser olmak arasında fark vardır.
Pahalı tablo satışa sunulur ve satın alınır paha biçilemez tablo ise,
ayrıntıda saklıdır.
Çünkü her sanatçının kendine ayırdığı özel bir eseri vardır.
Asıl yaşanacaklara içinden ulaştıran,
özel bir özettir yaşanılan hayat.
Kelimeler oluşturulmadan önce bir hayattır kendi içlerinde.
Buyüzden oluştuklarında biz içlerinden anlamlaşırız yaşama.
Kelimelere kalbinle dokunduğunda sözsüz duyar,
duyduğun an sözler oluşur içimizden okunduğunda.
Biz kelimeleri değil,daha çok kelimelerdir bizi oluşturan.
Oluşturmadığımız kelimelerde varolacağız çünkü birgün herkesin son sözü olacaktır.
Hayata sarılmak onu yaşamaktır. Kendine sarılmak yaşam olmaktır.
Kalbine sarılmak ise hayatta kendine tamamlanmaktır.
Hayat bir perde bakışımızdan açılan içimizde ki duyuşumuzdur yaşamı yaşanılır kılan.
Olur ya duyumsarsın isyanın içinde bir yanın gibi kalbin yansıması.
Gerçekliğindir o sözlere sığmaz dokunuşun. Cümle alemsindir özünü sözsüz özde duyuşun.
Duyuşundur kendini okuduğun ve varoluşun en özel dokunuş.




-
Oktay Aşkın
Tüm Yorumlarhttps://www.instagram.com/p/Cs1Rsphofri/?utm_source=ig_web_button_share_sheet&igshid=MzRlODBiNWFlZA==