Tüm bildiklerimizi unutmak,ilk andır hatırlamaya.
Öyle ki; yaşamda neler yaşayacağımızdan öncedir üstelik.
Şimdi buyüzden tüm bilmediklerimizde anlamsız kalabilmemiz.
Belki de bilginin doğasındandır o.
Hatırlatan, hatırda yaşayan, anılan ve yaşanılan.
''Cennette cehennemde burada ötede arama.'' Der şair.
Yaşarken geçtiysen kendinden,
vardıysan içten bir huzura eğer, dünya cennetindir artık.
Şimdi yaşanılan geçişler adımlarının izleridir.
Ve bir kez tersine dönse herşey,
Sular, ateş olsa içsek yudum yudum.
Nasıl bütünlüyor zaman kendine.
Yarım kaldıkça içimizde biz.
Oysa tamamlanmış biçimde yaşıyor düşünce.
Düşündükçe varediyor içinden yansıyor insan.
Her sessizlik ayrı bir ses oluyor duyabildikçe.
Gece içinde gizli bir gün vaad ediyor içten içe.
Yazmak, düşüncenin ifadesidir. Ancak uygulamaktır asıl yaşamak.
Sustuğunuzda, düşündüğünüzde nice yazılar vardır yaşanılacak olan.
Yazmak kendini değil, insanı yaşamaktır.
Herşeyden önce insanca ve içinde ki insanlıkla,
İnsanlığa dairdir.
Buyüzden varlığın hükmü yok, sözlerin gerçekliğindedir hüküm.
Yenilik kendi içinde yenilendiği gün yenilenir.
Yeni düşünce daima yeniliktir.
Yeni gün yenilenmektir.
Özgürlük yeni bir düşüncedir yaşamın içinde.
Yeni bir hayat yeni zamandır yeni zaman varolmak yeniden.
Bir hayat daima içimizde yenilenmektir.
Sevgide sen ben biz yoktur. Sevginin kendisi yokluktur.
Yokluğa varolabilen varmıştır sevgiye ve varetmiştir varını yoğunu sevgiyle.
İnsan varlığından neye varolabildiği gibi, yokluğundan ise neler varedebildiği önemlidir.
Varolanı varlığımızdan bilseydik,
tüm yokluklara varamazdık.
Ve kalırdık daima varsayımlarda.
Yokluğun varolduğunu bildiğimiz için,
bazen varamıyoruz tüm varoluşa.
Yokluğa varoldukça varoluyor ve varlığına dokunuyor insan.
Varlığımız daima yokluğu solur.
Varlık neydi?
Yokluktan beliren iz.
Neydi can?
Bir parça aş, bir yudum su, biraz nefes.
Yaşadıklarına doymalı, yaşayacaklarına kanarak susamalı ve yaşananlardan her daim huzurla kendini solumalı.
Ne okyanus göle sığabilir, nede göl okyanus sıfatını alabilir.
Herşey içinde ki özünden dışa yansıyan sözü kadardır.
Ancak bazı nehirler okyanustan daha derindir.
Çünkü bazen aktıkları okyanus değil, kendi içleridir.
Çünkü içlerine ayet derinliğinin hükmü işlenmiştir.
Ancak bir vakit sonra kendi içlerinde kuruyup yok olana dek.
İnsan daima içindeki duygulara göre bir yön alır.
Oysa yöneldiğimiz dış çekimde bizi yönlendiren bambaşka bir yön vardır.
Ve o yöne doğru yürekten eğildiğinizde,
duygularınız kendi hedefini aşan üst boyuttadır.




-
Oktay Aşkın
Tüm Yorumlarhttps://www.instagram.com/p/Cs1Rsphofri/?utm_source=ig_web_button_share_sheet&igshid=MzRlODBiNWFlZA==