Doğayla iç içe bir yaşamdan
git gide kopan şehir insanı
duyamadığı kuş cıvıltısını
kapı zillerine yerleştirmiştir
yapay olsa da her gün
kuş sesini işitebilmek için
Yaz kış gezer dağ, ova, bayır
Gece gündüz demez yol alır
Bir yılan misâli kıvrılır
Adına türküler yakılır
Yalnızlığımla beraber ben
Karışırım her gün hasretine
Sana olan özlemim dolar içime
Hiç kalmaz bende mutluluğa yer
Gözü yaşlı sevdam hep yaslarda
Tutmuş kederler sokak başlarını
Ah sevgilim, canım sevgilim
Gözümde hasretin bir mum gibi tütüyor
Aşkımın yanan korları içimde
Nice gamlı gemiler yürütüyor
Seninle aramızı ayıran şu mesâfeler
Kulaklarımda yankılanır hoş bir sedâ
Ah o ne işveli, o ne güzel bir edâ
Gülüşlerinde saklı efsunlu bir sevdâ
Uçur sözcüklerini, ol derdime devâ
(11 Eylül 2006/ Ören-Balıkesir)
Dalgalar vururken kıyıya yorgun argın
Kalır mı hiç sevenler bir gün bile dargın
Sensizliğimde gözlerim baygın, kafam dalgın
Kederler hasta eder rûhumu, sanki bir salgın
Gözler gözlerle buluştuğunda,
Gönlümdeyken bitmez bir yas,
Hasretinle yanıyorum.
Dökülürken bu gözyaşım,
İkimize ağlıyorum.
Güzel günler bitti diye.
Dünyâyı verseler de değişmem inan sana
Her ânımızda olmalıyız senle can cana
Hülyâlı gözlerin ne güzeldir ki sevgilim
Sen baktığın zaman tutulur, an be an dilim
Hüzün çiçekleri boy verir kızıl kızıl
yüreğimin en kuytu köşelerinde
Beslenirler göz pınarlarımdan
usul usul akan yaşlarımla
Eskilere yenileri hep eklenir
Bir türlü gelmek bilmeyen
Geri ver sen sevgilisini.
İstemez başka birisini.
Dinle dertli gönlün derdini.
Geri ver sevgilisini İstanbul sokakları.
Bayırsız dağ olur mu?




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!