Hiç azalmadı sevgim, geçen onca yıl sonra.
Miras gibi kaldı hep, her bir hatıran bana.
Ayrılık hasretiyle, doyamadım ben sana.
Yüreğimde yalnızca yâr senin aşkın vardı.
Benle bir ömür boyu sen kalsaydın ne vardı?
Dünlerin hepsi dünlerde kaldı
Bugünler de yarın mâzi olacak
Şâyet kapımızı yarınlar tek tek çalarsa
dünler gibi yarınlar da bir gün solacak
(25 Ekim 2006/ İstanbul)
Dünyâ dönüyor kim ne derse desin
Sense baktığım hemen her yerdesin
(22 Temmuz 2006/ Ören-Balıkesir)
Senin ansızın çıkagelişin
Kızgın çöllere yağan yağmurlar gibidir
Senin tatlı bir gülüşün
Karakış ortasında açan güneşler gibidir
Senin bir anlık bakışın
Karanlığı nurlandıran dolunaylar gibidir
Sevdim seni canım hep ölesiye
Olur mu ki aşkta hiç veresiye
Geldim kapına bir tanem sev diye
Doyulur mu ki hiç aşka sevgiye
Dünyâlar tatlısı canımsın benim
Sevdâm, senin fırtınalı denizlerinde
sulara gömülen bir gemiyse eğer
senden başka hiç bir kimse
çekip çıkaramaz onu ordan
Yüreğim, senin ufuklarında
batan bir güneşse eğer
Önce alkol duvarını
Daha sonra hız duvarını
En sonunda da arabasıyla
bir bahçe duvarını aştı
Görenler bu duruma bir hayli şaştı
Ela gözlü ve de sarışın güzel.
Tatlı tatlı hep gülümseyen güzel.
Öpülesi iki gamzesi de var.
Hiçbir şey yok onu sevmekten güzel.
Söyler onu her daim şarkı, gazel.
Uzun ince bir yolda gider
Evlere hep sessizce girer
Gözler onu göremez amma
Dokunursan her yanın titrer




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!