Ah şu İstanbul'un kaldırımları
Yürü yürüyebilirsen
Bir bakmışsın otoban kadar
geniş ve ferah
Oh ne rahat
Bir de bakmışsın ki
Gözyaşlarım yağmur yağarcasına
damla damla düştüğünde mısralarıma,
eğer hissedebiliyorsanız onlardaki
ılık ıslaklığı sanki ellerinizle dokunmuşcasına,
işte o zaman ben kendime şâir diyebilirim
tüm yürekliliğimle haykırarak dünyâya
İlim oku, ilimsiz kalma
At ilim okunu nice muhtaç gönüllere
Kimseyi ilimsiz bırakma
(28 Aralık 2005/ İstanbul)
İmralı'da yatan câni mi câni bir adam
Olması gerekirdi sonu hazin bir idâm
(4 Kasım 2005/ İstanbul)
Aşkın kalbime girdi.
Aklım başımdan gitti.
Dallar çiçekler açtı.
Gönlüm bir seni seçti.
Gel benle inat etme.
Şehvet, insan kapanındaki
lezzetli mi lezzetli bir peynirdir
aç gözlü insanları yakalamakta kullanılan
Bu tuzağı kuran da şeytanın ta kendisidir
tüm insanlığı kendisine düşman belleyen
Eğer farenin düştüğü acıklı duruma
Sevgili Peygamberimiz
Ne güzel de söylemiş
Cennet anaların
Ayağı altındadır diye
Bunu dinleyen kim
Birtakım insan müsveddeleri
Nice yağmurlar, nice karlar yağdı
Hasretin bu gönlümde bir dağdı
Zaman ruhuma kederleri sağdı
Sevdân içime atılmış ipekten ağdı
(22 Temmuz 2006/ Ören-Balıkesir)
Sahibinden 2007 model
Sıfır kilometrede
Anahtar teslimi
Yepyeni bir aşk
İlgilenirseniz eğer
Bir telefonunuz yeter
Yarama dert kabuğunu bağlar bu gönül
Bin bir derdi kederi hep sağlar bu gönül
Sürekli seni düşünmek istemesem de
Hasretimi her geçen gün yağlar bu gönül
(28 Aralık 2006/ İstanbul)




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!