Yolum olur sanmıştım
Birbiri ardına dizilmiş kirpiklerin.
Gün aydınlık olsa da
Bir çıkmazdır karanlık.
Bir hırs büyümüş gidiyor
Ne erken ne geç fark etmeksizin
Yalnızlığın gecesinde
Zaman fark etmeksizin
Bu şehirde bir hırs büyümüş gidiyor
Hikayeler
Bir o kadar derindir ki kimine göre de bir o kadar da fazla
Masal gibi gelebilir kimine çoğu zaman
Çoğu zaman kimine de roman
Oysa acısını yaşayan bilir tadan öğrenir
Mısralarca anlatan da görülür hece hece döken de
Bembeyaz bir kağıt koydular önüme
Aklımdan geçenleri değil de
İçimden geçenleri dökmemi istediler
İçimin kapısı yok ki çalayım
Kolu yok ki açayım
Ben içimin derdini kimle paylaşayım
Buğuluyken hava
Ne toprakta damla ne de yüzümde
Kurşun gibi ağır hissetmek içini
Gece yazılan şiir gibi
Boğuluyorum zamanda..
Akasyalarım düşlerime düştü
Bazen de gündüzleri aklıma
Akasyalarım küsmüş dönmüyorlar yüzüme
Kanadım düştüğünde anladım yeniden
Gülüm açmayacak yeniden
Çay şiirle dostla muhabbetle içilir
Hüzün ise yalnız çekilir.
Bir kuş sesi bile duymadım
Yüreğimdeki sesin işkencesinden
Kuru bir selamını bekleye bekleye derman bulamadım
Kendimle kendime eziyetimi bir sonlandıramadım
Oysa ne kadarda güzel boşluklarda geziyordum
Şimdi tek tek unutamıyor ağlayamıyor düşleyemiyorum
Ne uzak kim tuzak kim daha yakın anlayamıyorum
Ne gezersin gönül bu yılda olmadı mahsul
Çaresi yok tutsak kaldım
Bir yol gütmeden ömür bitti
Bir mektup yaz gökyüzüne deki susadım
Yorgunluk yaraladı öldürmedi
Sakinliğimi kaybettim
Radyoda fasıl
Geçmiyor akşamlar asıl
Nargilem anason
Durmuyor kırmızı ışıkta trenler
Gözüm hep o asgari haberde
Ve şairinde dediği gibi




-
Murat Taşdemir
Tüm YorumlarAffınıza sığınarak bu zamana kadar (1. agızdan izin alma fırsatımız olmadığı için bu konudaki tedirginliğimizi ve üzüntümüzüde belirterek) sosyal medyada şiirlerinizi paylaşmakta bulunduk.
Sizden bu konuda izin ve helallik talep ediyoruz.
Sevgi ve Saygılarımla