Akasyalarım düşlerime düştü
Bazen de gündüzleri aklıma
Akasyalarım küsmüş dönmüyorlar yüzüme
Kanadım düştüğünde anladım yeniden
Gülüm açmayacak yeniden
Çay şiirle dostla muhabbetle içilir
Hüzün ise yalnız çekilir.
Bir kuş sesi bile duymadım
Yüreğimdeki sesin işkencesinden
Kuru bir selamını bekleye bekleye derman bulamadım
Kendimle kendime eziyetimi bir sonlandıramadım
Oysa ne kadarda güzel boşluklarda geziyordum
Şimdi tek tek unutamıyor ağlayamıyor düşleyemiyorum
Ne uzak kim tuzak kim daha yakın anlayamıyorum
Ne gezersin gönül bu yılda olmadı mahsul
Çaresi yok tutsak kaldım
Bir yol gütmeden ömür bitti
Bir mektup yaz gökyüzüne deki susadım
Yorgunluk yaraladı öldürmedi
Sakinliğimi kaybettim
Radyoda fasıl
Geçmiyor akşamlar asıl
Nargilem anason
Durmuyor kırmızı ışıkta trenler
Gözüm hep o asgari haberde
Ve şairinde dediği gibi
Sobalı evlerin buğulu camları olurdu
En az herkesin bir kez kazımışlığı olurdu
Akşam olmuştu elektrikler yok olurdu
Herkesin hikayesinin bir sonu olurdu
Dışarıda kar ve Konya ayaz olurdu
Ve şairin dediği gibi
Ah be Tahir
Ev mi yapılırmış bir obruğun içine
Toprağa yaslanmamışken
Henüz bir bardak çay içmeden
Toprak üstünde bağrışılmışken hem
Mağdur ettiler
Dolandırılıyorum izahı yok
Arıyorum mesaj atıyorum
Bana geri dön avukat bey
Kendi istediklere yere gittim
Ruhum senin kemik iliğinde kaçış nerde
Ruhum intihar anayasasının içinde
Bedenimin rüşveti ruhum
Biz çocuktuk değil mi ruhum
Firariyim suçluyum kaçağım senden kaçağım
Sabaha çıkmaz dediğim beden




-
Murat Taşdemir
Tüm YorumlarAffınıza sığınarak bu zamana kadar (1. agızdan izin alma fırsatımız olmadığı için bu konudaki tedirginliğimizi ve üzüntümüzüde belirterek) sosyal medyada şiirlerinizi paylaşmakta bulunduk.
Sizden bu konuda izin ve helallik talep ediyoruz.
Sevgi ve Saygılarımla