Kederimi göğsüme bıraktım
Gökyüzüne bırakıp da kirletemem
Yaşımı gözümün içinde tuttum
Toprağa düşürüp de gücendiremem
Gözümün önünde soldu
Ne dermanı kaldı bedenimin
Ne de ruhumun gücü.
Mezarlıkta açan
Çiçek gibi umudum.
Çiçekler
Kabir topraklarında susamış
Bir damlaya muhtaç
Kabirde açacak umutları
Renklendirecek tüm mezarlıkları..
Havalar iyi olmasına iyi de
İnsanlar soğuk!
Kalmadı o eski topraklardan
Onların etrafımıza bıraktıkları samimiyetten
Sıcaklıktan
Etrafım yangılar arasında
Dört bir yanımla açtığım çiçeklerle yetemedim
Karınca gibi ateşe su çektikçe
Kan ter içinde kaldım yetemedim
Gözümün önünde kibir sahtelik
Yaralı bir gülüşten
Çilekeş bir sevdaya döndü
Ne ayakta kalabildim
Ne de huzur dolu
Evinin karşısındaki
Söğüt ağacının altında bekleyişler
Mevsimler geçiyor ayların hızına yetişemez oldum
Arayanlar ölümsüz sanıyorlar kendini bilemez oldum
Her gün aynı sadece günler değişiyor bu ne telaş
Savruluyorum sel oluyorum yetişemez oldum
Zararı ziyanı aramaz oldum yorgun düştüm
Bir yol olur birde yolcu
Gökyüzünde salınan kuşlar olur
Hışır hışır kavak sesleri
Yağmurdan sonra çamların kokusu
Kuzular melemeye başlamış
Bir yolcu var ve upuzun bir yol…
Aynı yer aynı zaman aynı buhranlı kasvet
Aynı kareyi sil sonra ayrı zulmet!
Siyah gece uzun uzun araçlar
İnceden inceye yağan yağmur
Modelli mi modelli uzay mekiği
Heves gibi kırılmış yaprak
Ayrılmış ağaçtan.
Pencereye yaslıyorum içimi.
Yoran hayat değil




-
Murat Taşdemir
Tüm YorumlarAffınıza sığınarak bu zamana kadar (1. agızdan izin alma fırsatımız olmadığı için bu konudaki tedirginliğimizi ve üzüntümüzüde belirterek) sosyal medyada şiirlerinizi paylaşmakta bulunduk.
Sizden bu konuda izin ve helallik talep ediyoruz.
Sevgi ve Saygılarımla