Gidişin adı yoktu, bizim lügatımızda .
Acı da olsa öğrendim, hain yâr.
İşte gidiyorum,
yüreğim ellerimde...
Sarı yapraklar eşliğinde.
İşte gidiyorum, sonbahar vedalarıyla,
bulutların gözyaşlarıyla...
Gideceğim diyorsun… öyle mi?
Söyle…
kaç kez yıkılabilirsin bir enkaz?
Daha kaç kez yakar kül edersin bu yüreği?
Eğer gideceksen…
Gitme!
Gitme,gitme
Gitme!!
Dağ olur hasretin, taşıyamam...
Yüreğime çöreklenir de dertlerim,
Yalnız kalırım yaşıyamam...
Sesiz, sedasız gitmek istiyorum, bu şehirden....
Tüm,senli düşlerimi toplayıp çeplerime, gitmek istiyorum sensiz uzaklarıma...
Belki bir gece yarısı ,
belki sabahın ayak sesleriyle uyanıp,
Gitmek isteyip de gidemediğim yollarım var benim,
Milyonlarca kilometre uzak, hem de bir nefes kadar yakın.
Harabelerim var mesela,
Sağlam duvarların arkasında sakladığım.
Yıkıntılarım var, enkaz olup altında kaldığım...
Hangi değirmen öğütür ki içimdeki kederlerimi?..
Bil ki,
suskun gecelerde ölür, sabahlara küserim.
Ne yağmur yıkar içimi, ne güneşte ısınırım...
Hangi mevsimdi?
Çöle dönen yüreğimde, bilmiyorum...
Kum misali savrulan duygularımdı.
Her şey geçerdi,her şey biterdi.
Dağılan parçalar bir gün toplanırdı...
Hayaller kalmış ruhumun uçlarında,
Bir gülümseme bulaşmış, benden habersiz dudağımın kıyısına...
Şımarık bir gamze!
Laf dinlemeyen, içimdeki sevinci saklayamayan.
Bir türkü tutturmuş dilim, ömrümde bilmediğim,
Hayrola Çilem, Hayrola
Yola çıkarken mutlu olacağım sandım,
Eteklerimde mi saklandın?
Hayrola çilem, hayrola...




-
Derya Şahin
Tüm Yorumlarguzel siirler