Mürekkep ve Kâğıt
Bir damla mürekkep... düştü sessizliğime...
Yazılmamış bir aşkın... ilk harfiydi belki de...
Kâğıt ürperdi... dokunduğum yerde...
Hangi sokakta unuttun bizi?
Hangi ay ışığında yazdın şiirimizi?
Sevdamızı nereye astın?
Hangi çınarın dallarından dar ağacı kurdun?
Hangi ağaca kazıdın sevgimizi, hislerimizi?
Nerede unuttun beni, bizi sevgili?
Nereye gidersen git.!!
Gittiklerinide götürürsün içinde...
İşte ovakit anlarsın gidemediğini,canın yanar,yüreğin sıkışır,sanki koca dünya göğüskafesine girmiş gibi nefesin kesilip kalbin sol yanına dar gelir...
İşte öyle...
Gittiklerim çebimden çıkar....
Benim eğilmeyen bir başım, yara üstüne yara almış paramparça bir yüreğim var.
Ben ne fırtınalar atlattım
ne depremler gördüm.
Yüzbin kere öldüm yineden doğdum...
Giden gitsin, biten bitsin...
Ben yoluma bakarım
Öfkelenme deli gönül, bitmezmi sanırsın bu ömür?
Yıktı güvenden kalelerimi görmezmisin ?
Dikti yüreğime acının çirkin heykelini...
Gitme!
Öfkelerimi yazacağım sana,
Suskunluklarımı haykıracağım gözlerine.
Acılardan oyalar öreceğim yazmama,
Dertli giysiler dikeceğim üzerime, gitme!
Öksüz kuşlar gibiyim, içimde…
Onca kalabağın içinde, yapayalnızım…
Ne yana gitsem,
Bir yanım boş, diğer yanım acıyor canım…
Paramparça, kırık dökük,
Yama yakışmayan, dikiş tutmayan,
Öksüz şiirlerim varmış içimde, bilmediğim.
Kimsesiz özlemlerim yurt tutmuş içinde...
Göçmen kuşlar gibi yorgun hayallerim birikmiş satırlarında.
Bilmeden, gözyaşlarım mürekkep olmuş kalemine...
Satırlarına alev alev yanan cümleler dizilmiş.
Olmuyor işte.!
Göğüm, güneşim, sesim, sessizliğim...
Ahım, ahvalim, anlatamadığım...
Sustukça öldüğüm, konuştukça boğulduğum.
Ölüm Kavgası
Bende bir ölüm kavgası...
İçimde ölmüş bitmiş bir adam davası
Kaç çiçek soldu, gülüşlerim de sen gidince bilmediğin.
Kaç bahar gelmedi, keder üstüme, başıma dökülünce?




-
Derya Şahin
Tüm Yorumlarguzel siirler