kahvaltıda yeşil biber
yanında peynir, ekmek
çaylarımız elimizde
seninle
yuttuğumuz bir gider.
Seni sevmeyen ölsün dedi patates,
Bakıp da patlıcana iç çekerek
Ne de olsa bir gün olup gelecek
Kıralı olacaktı zerzevat ülkesinin.
Evvel zaman içinde Baba burnundan
Peksimet atarken görkemli kadırgandan
Mağribin sularına yol veren poyrazından
Selam sana Piri Dede, Bahr i Süleymanından.
Sarılar içinde Salı
Fakat bu gün çarşambaydı
Sen dağların sultanısın
Aşkına değişmem malı.
Sarı siyah çizgili çalışkan bir arıydı
Özenli sofraların baş belası tadıydı
Sarı salkım üzerinde tane ararken bir gün
Acımadı bay Gabi, zavallı küçüğe kıydı.
Nem var ki bu koca dünyada
Seven kalbimle
Kalemimden başka.
Para pul bekleme benden
En içten armağanlar sana
Ruhumun derinlerinden.
Sabit yiğit yere çakılı
Kazığa bağlanmış aklı takılı
Soytarılar dans eder etrafında
O ise ezelden toprağa bağlı.
*
ŞAM
Lahmacun severmisin
Hem de Halepte.
En yüksek tepede, her akşam
Bak, nasıl da gözlerime gülüyor
Şu vefasız Şam.
Akşam saatlerinde saka
O kuru dallarında
Geçmişti canından sanki
Günün biten şarkısında.
Bakkal Amca dedi sabah sabah
Saçları dağınık solgun yüzlü kız
Yutkunarak.
Acaba bana elli gram kırığından…
Uzattı bozuklukları
Utanarak.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!