Henüz onsekiz yaşına yeni basmıştı
Siyah gözlerini bir sevda kaplamıştı
Bak dedim uzak ufuktaki dağlara
Kuş oldu Saadet, oralara doğru uçtu.
Mor çiğdemler açarken kırlarda
Kelebekler konuşurken papatyalarla
Sarmaşık güllerle bezenmiş
Bekliyordun ezelden beri
Biliyorum yuvamızın kapısında.
Rengine bakıp da aldananlar
Sana kalbini açanlar
Eyvah ki yandılar
Billur kadehinden alanlar
Beklenmeyen yerde
Beklenmeyen zamanda
Tam da günün aydınlığında
Solgun pembe libasıyla
Ortaya çıktı zıpçıktı
Kıldı vecd içinde
Öğleni bu cemaat
İndi Merzifona nur
Semadan sağnak sağnak
Bembeyaz masum çehresi.
Alnına düşmüş,
Siyah kaküllerinin nefesi.
Ayırırken simyayı
Narin parmaklarının izi,
Arşı alaya çıkıyordu
Kara kuru ufak kız
Gözleri bir tuzak kız
Seni cebinde taşır
Alacak dangalak kız.
Kasırgaya tutuldu sefinesi
Okyanusta
Bilmedi ki nereye doğru rota
Uzattı gökten ipini mah peri
Götürdü Hint kıyılarına
Dilleri yabancı
Elleri yabancı
Kalpleri boş
Sözleri acı
Bakakaldı onlara
Kalmadı tahammülü




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!