Dağların zirvelerine çıktımsa da
Gıpta ettim Tarzana.
Üzülme dostum
Bundan sonra,
Her şey bana Manisa.
Ben Baba Kaptan
Ne dümensiz bırakırım
Ne de terkederim gemimi.
Boğuşurum azgın dalgalarla fırtınalarla
Yüreğimdeki cesaret, bileklerimdeki güç
Tanrının verdiği bir armağan bana.
Kucakladı tek koluyla
Acun baş eğdi ona
Kalbinde sevgili hülya
İster selam ver ister verme hey koca dünya.
En büyük bayrağı biz diktik tepelere
Açtık da ağzımızı hayran hayran
Nasıl da seyrettik onu her bayram.
Böyle koruruz vatan toprağını diye
Yine böbürlendi bücür çingene
Coca colasını yudumladı.
Eline almış alternatifi
Evire çevire bakar zibidi
Kulağında maykıl Caksın müziği
Utanmadan bir de ben Türküm diyor
İri ulu heybetli
Sanki yontulmamış bir keresteydi
Yüksek perdeden atan
Azman dağının Meşe Beyleri.
Leblebici şakir
O nostalcik günlerde
Yanık melul sesiyle
Leblebi unu satarken
Kaldırımlara yuvarlandı eleği
Düştü sırtından yeleği
Seni sevdiğime pişman değilim
Hem senin Mecnunun hem Fuzuliyim
Bir gün Bad-ı Saba açar kapımı
Ebedi sevginin bir ümidiyim.
Bulutlar ne kadar yüce
Gökyüzü ne kadar mavi
Aklıma sığmıyor bu sonsuzluk
Kalbimi doldurmuyor yarabbi
Dönekler ordusunun neferi olmaktansa
Yalnız gezen aslanı ol dünyanın
Sığınma gölgesine tilkilerin
Sen başın dimdik gezerken
Onlar
Kuvvetine boyun eğsin Pençelerinin




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!