Fiziği çok güçlüydü
Öyle demişti Hocası.
Hoşlanmasa da bundan kocası
Payesini çoktan almıştı
Kütüphane fukarası
Un,yağ,şeker var
Hani ortada ne var
Beklerken helvacıyı
Ortaya çıktı soytarı.
İbibik sevgilim
Hoş geldin haneme
Selam durdu sana dağlar taşlar tane tane
Vefanı görmediyse de hiç kimse
Çekinme haykır ufuklara
Seni dağlar kadar seviyorum de.
Tatlı bir rüzgar eserken gecenin sıcağında
Sallanıyordu ateşböceği kendi salıncağında
Derin bir nefes aldım mehtaba bakarak ben
İğde kokulu gecelerde yanımdan geçerken sen
Eşref saatlerinde günün
Güle vurgun olan bülbülünün
Bazen de bir bekçi düdüğünün
Zarife Hanımıydı o solan günün
Benim ülkemde Araçta,
Kadayıfı kavururlardı sacda
Peynir koymazlardı üstüne amma
Ceviz ekerlerdi arasına
Gitgide kuruyordu, çok üzgündü çam
Nereden de geliyordu bu kademsiz, her akşam
Zavallı karıncaları bir bir ezerek eşkıya,
Buladı ormanı baştan başa fuhşiyata.
*
Hasret kaldı dağlara
O en mesut anında
Bir beton yığınında
Lokmaya mahkum oldu.
Döne döne yağarken kar taneleri
Tertemiz sevginin nur taneleri
Beyazlara bürünmüş dağlar tepeler
Açmış kollarını cananın bekler
En sevdiğin çiçek?
Gül değil dersem
Sakın kızma bana
Yaktı da geçti ruhumu Kasımpatı
Sonbaharda.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!