Yuvada Baba Leylek
Pek neşesizdi bugün
Yer vermediler bacada o gün
Eli tüfeklilere inat
Kubbesindeydi caminin her gün.
İbadet ve taatta Hacı Ekşi,
Gerçek mi gölge mi belli değil
Durmadan hep koştular
Sanki yeri delerdi topukları
Dikti kafaları fakat boştular
Hayal oyuncuları kendilerine hoştular
Seni güller
Kadar güzel bulsam da
Duvardaki resmin olmasın
Kendin ruhumda.
*
Gurbet eldesin sen söylemesen de
Gözlerinin hüznü seni veriyor ele
Gel şu kırık sandalyeli kahvede
İki fırt çekelim o demli çaydan sadede.
*
Dün güz çiğdemini
Gözlerim aradı hasretle
Şerha şerha çatlamış kara yerde.
Uzak ufuklarda bir yerde
Selamı vardı esen yelde.
güzel günler seni bekliyordu ufuklarda
mavi göğün yüzündeki bembeyaz bulutlarda
Uzakta munis çizgileriyle yeşil dağlar
Ardında güllerle sümbüllerle dolu rüyalar
Hınzırım geldi dağdan
Niyeti kovmak bağdan
Beş beter olsun derim
Yerse eğer salkımdan.
Yaşı gelmişti altmışa Mülayimin
Ne kadar da aramıştı güzelini hayalinin
Bir gün yollarda giderken gördü onu
Bakakaldı arkasından..
İşte hayatının kadını buydu..
Kart ruhlar meclisinde
Sanık sandalyesinde
Doğarken sana mehtap
Başlıyordu İnkilap.
Savurdum attım kitapları
Güya ilim imiş
Manda gönü kalbimi
Dolduran hep yalan imiş
Gördükten sonra seni
Anladım ki




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!