Alma-verme dengesi...
Eskiler buna ne kadar ekmek
O,kadar köfte derlerdi...
Aşık,olan AŞK dolmuştur,
Alıp verecek ikilikten men olmuştur
O ne almayı bilir ne vermeyi
Korkaklığın itirafıdır,
Bizden cesaretli birini aramak.
Acizliğin itirafıdır,
Gözlerimin bebeleri
Yağmur sonrası yaprak uçlarında
Takılı kalmış damlalar gibi
Tir tir titremekte baktığı ihtimallerde
Süzülüp akacak,yok olacak yokluğunda
Zar zor duruyor,gelirde bulamazsa
Bedene sonbahar gelmiş
Gönül hala bahar derdin de...
Kış gelecek, düşecek son yaprak
Umulmadık an da gelmeden ecel...
Umutla beklenen,nerdeysen gel...
Yaşıyorduk,yaşarken,
Direksiyon elinde araba kullanan,
Ama babasının kucağında olduğunu UNUTAN
Çocukların tüm ruh hallerini taşıyorduk.
Sevinçliydik,gururluyduk, ukalaydık,
Taşkın ve telaşlıydık en çok ta korkak..
Ne yapmalı şimdi
Dümeni geçmişe
yada geleceğe mi kırmalı
Ağlayıp gülüp
Andişe edip,umutlanmalı mı
Ne yapmalı şimdi
Her insan anlamaktan yorgun olduğunu sanır,
Oysa anlaşılmamak yorar her birimizi.
Yorgunduk, anlaşılmak küçücük adaydı,
O küçücük adada sevdik birbirimizi.
O tuzağa biz de düştük sevdiğim
De bii get dedim vaktiyle,getmedin
Bi laf et dedim, etmedin
Ahırdan gaçan goca öküz gibi
Ne dağa aparıyon,
Ne ahırda galıyon,
Avlunun dış gapısın da
Sözlü şiirler yazdım,
zaman zaman,
kısa uzun .
Sonra bir vakit sözsüz şiirler,
uzuuun uzun...
En doğrusu neyse işte...
Benim yerime düşünsen
Benim yerime söylesen
Benim yerime yapsan....
Ben sadece sevsem..
Hııı...?




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!