Anlamıyorum,
Çektiğin neyin üzüntüsü.
Vuslata erememekten daha büyük,
Neyin acısı olabilir...
Aşkın ölçüsü,
Saatlerce, günlerce süren
Sözlerin arkasına sığdırdım,
Bile bile ladeslerimi.
O kadar çok konuştum ki
Sustuklarımı kimse görmedi.
Acıyla Rus ruleti oynuyorum
Silahlarımız birer çift bakış
İlk gözünü kırpan kaybedecek
İlk düellom değil,
Muhtemelen son da olmayacak
Gözünün bebeğine bebeğine
Yangından kurtarılacak bir şey kalmamıştı.
Kurtaramamıştık.
Şimdi ne olacak sorusunun bir öncesin de .
Öylece yananların dumanına bakıyorduk .
Yada sadece ben bakıyordum.
Bir yanım yangınların alevlerinden daha çok
Mahsunum bu sabah,
Gözlerim çiğ düşmüş gül yaprağı gibi.
Böyle olunca,
Çocukken adımı sorduklarında ,
Annem dünya
Biz dünya malıydık
Babam dünyayı kendine hizmetkar gören yüce efendi.
Dünyaya da , malına da hiç itibarı etmedi.
Lakin dünyanın ona hizmetini severdi.
Eleştirmiyorsa, taktir etmiş demekti.
O kadar tanımıyorduk ki
Baba tarafından sevilmeyi
Adını duymuştuk bu sevginin
Siyah beyaz televizyon da
Küçük ev dizisinin babasında da görmüştük
O nedenle de çokça istiyorduk
Sahibini kandıran bana lezzet sunan,
Sarkan dal helaldir öğretisiyle,
Yesem de arada ikramlarından,
Haram mı , helal mı bilemediğim,
Doyana dek içime sine sine yiyemediğim,
Düşüm geldi,
Düşlemem lazım..
Düşümden düşmeyecek
Düşler fısıldayın kulağıma..
Gerçekleşmeye korkan düşler
Uçmaya yeltenip korkan kuşlara benziyor
Düşün ki,
Bulut yağmur olup yağmaktan korkuyor,
Karanfil karanfil gibi kokmaktan
Serçe yada şahin uçmaktan
Düşün ki her şey
Kendi olmaktan korkar olmuş




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!