Her şey aynıydı,
Rengi dışında.
Ağaçlar, kuşlar, insanlar...
Lakin her şey siyah beyaz,
Aldığı tesirlerle solmuş gitmişler.
Hudutları var, lakin içi boş, renksiz.
İnsana etiket asılır,
Ama ne hikmetse
Etikete insan yapışır...
Sınırsız,sonsuz olan,
Dört duvara sıkışır...
Her an görmek istediğin,
Bir gün oluyor, fazla geliyor hayatına.
İnsan en çok kendine zulümkar
Nerde ümitle beslenen hayaller ?
Fesleğenin gölgesinde ,
Açık çayım , kıytırık kurabiyelerimle ,
Demli bir akşam üstünün,
Kekri tadını, sarı sarı açmış
Kedi tırnağı çiçeğimle
Usul usul karşılıyorum.
Mandalı bozuk kelepçe gibiyim
Anahtara ne hacet
Kenetlendiğimle kalıyorum
Kapanıyorum,firari
Açılıyorum,firari....
Gebe bir hava var,
Sabaha varmaz doğuracak kadının,
Güneşin ilk ışıklarıyla çatlayıp
Filiz verecek tohumun hali gibi...
Gebe bir hava var....sancılı...
Selametle,huzurla...
Anlatamam,
Anlatmayı bilemem
Gözlerimden dökülen bir anlatım var
Bu deneyimlediğim her neyse
Aynını deneyimleyen varsa...
Bu gözden dökülen
Gözüm gördüğü için
gönlüm sevmez ki
Gönlüm sevdiği için gözüm gördü,
O yüzden gözden ırak olan gönülden ırak olmaz,
Gönülden ırak olan gözden ırak olur...
Mecnun,Leyadakine meylettiği için
Gönül, özgür çocuk,firari,
Akıl,akıl oyunları yaparken
Gönül yalın ayak çoktan gitmişti
Akşam ezanı sokakta oynayan
Çocuğu çağıran anne gibi
Akıl,gönüle sesleniyordu,
Nefes alıp vermek....
Beden nefesi kullanıyor gibi
Ama işin aslı
Nefes bedeni kullanıyor...
Burundan giriyor,bedene doluyor,ve çıkılıyor...
Beden bir hükümdarlığın toprağı ise,nefes hükümdar...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!