Sürekli gebe kalıp
Ölü doğum yapan bir kadın gibi
Umutlarımın mezar taşına
Sarılıp okşuyorum.
Hıçkırıklarımın sesi yok
Çığlıklarım
Apar topar kapıdan çıkarken,
İpten toplanıp yatağın ucuna atılıvermiş,
Kimin pantolonu, kimin çorabı belli olmayan
Çamaşır yığını gibi ,buluverisin dertleri kucağında.
Nereden gelip, ne ara yığın oluverdiler,
Sevdiğimi kaybettiğimde anladım,
Sevdiğim dediğim görüntünün,
Gerçek sevdiğimin çıkarıp attığı
Bir elbisesi olduğunu...
Ne bana ölüm var ne sevdiğime,
Biz ayrıda değiliz aynıyız üstelik...
İnsana etiket asılır,
Ama ne hikmetse
Etikete insan yapışır...
Sınırsız,sonsuz olan,
Dört duvara sıkışır...
Olduğun yere değil
En çok kalkmak istediğin yere aitsindir,
Aşk sana doğruyu gösterir
En çok kalmak istediğin yer
Hiç bir şeyle tamamlanması mümkün olmayan
Eksik parçandır...
Severken bırakıp gitmem
Senin sevmezken
Kalmaların yüzünden,
Sen sevmediğin dudaklarda
Ben olmadığım kollarda
Uyandım sayısız sabahlara
Bende ne arıyorsan
Emin ol onu bulacaksın...
Ben senin rüyanda bir figüran
İnsanın fikri ne ise,
Düşü o dur her an...
Çayırda semiz otlar düşleyen
Acıyla Rus ruleti oynuyorum
Silahlarımız birer çift bakış
İlk gözünü kırpan kaybedecek
İlk düellom değil,
Muhtemelen son da olmayacak
Gözünün bebeğine bebeğine
Düşüm geldi,
Düşlemem lazım..
Düşümden düşmeyecek
Düşler fısıldayın kulağıma..
Gerçekleşmeye korkan düşler
Uçmaya yeltenip korkan kuşlara benziyor




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!