Her şey boştu,
Bu durum ne nahoştu..
Eline geçen anlamı
Yakıştırdı,tıkıştırdı
Ne yaparsa yapsın,
Dolmuyordu,
Bana bir kahve yaptım
Baş başa içiyoruz,
Yağmura durmuş bulutlar bize
Biz onlara bakıyoruz...
Sadece bakıyoruz...
Doldurmaya gerek duymadan
Dost , ''boş ver '', diyorsun,
''Boş verirsem, dolu alır mıyım '', diyorum.
''Boş boş konuşma'', diyorsun.
Sen mi gittin..
Ben mi gönderdim..
Yoksa eş zamanlı mı oldu her şey...
Bil mi yo rum...Tıpkı
Ben mi çağırdım..
Sen mi geldin..
Farz et bir yağmurdum dindim.
Sadece toprağa karıştım. Bitmedim.
Güneş toprağımı kavurur buhar olursam,
Yine yağarım .
Lakin, şimdi dindim .
Ben yine yağarım da ,
Apar topar kapıdan çıkarken,
İpten toplanıp yatağın ucuna atılıvermiş,
Kimin pantolonu, kimin çorabı belli olmayan
Çamaşır yığını gibi ,buluverisin dertleri kucağında.
Nereden gelip, ne ara yığın oluverdiler,
Sevdiğimi kaybettiğimde anladım,
Sevdiğim dediğim görüntünün,
Gerçek sevdiğimin çıkarıp attığı
Bir elbisesi olduğunu...
Ne bana ölüm var ne sevdiğime,
Biz ayrıda değiliz aynıyız üstelik...
Bu sabah uyandım
Yüzümü yıkamadan
Kedime mama verdim
Pencereden usul usul yağan yağmuru seyrettim
Ekmek yoktu,çay pişirirken
Bir yandan kendime kekikli ekmek yaptım




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!