Dağların arkasında, güneşler batarken,
Ateşler içinde ben, rüyaya dalarken,
Bir umut beliriyor, şafaklar atarken,
Yumuşacık ellerin, yaralarım sarar.
*
Denizler dalgalanıp, kıyıya vururken,
Sevdamız yeşerir ve tam da can bulurken,
Zamanın akışında, öylece dururken,
Yumuşacık ellerin, kalbimde taht kurar.
*
Gökyüzü ağlıyordu, yıldızlar sönerken,
Bir çare arıyordum ben, başım dönerken,
Hasretin rüzgarına, boynumu eğerken,
Yumuşacık ellerin, saçlarımı tarar.
*
Bülbüller figan edip, güle ses verirken,
Karanlık gecelerde, korkular erirken,
Gözyaşım sele dönüp, yollarda coşarken,
Yumuşacık ellerin, bana canlar katar.
*
Uzakta kalan yıllar, su gibi akınca,
Bir ateş düşüp cana, adını anınca,
İçimde bir fırtına, kopuyor kanımca,
Yumuşacık ellerin, kilitleri açar.
*
Dağlara çıkar idim, derdimi dökünce,
Gözyaşım içe akar, boynumu bükünce,
Yüreğim dayanamaz, kökünden sökünce,
Yumuşacık ellerin, zehirleri atar.
*
Sessizce, ormanların yaprağı döküldü,
Göklerden üzerime, karanlık söküldü,
Aşkınla benim belim, ortadan büküldü,
Yumuşacık ellerin, sevgi olup çağlar.
*
Çiçekler baharlarda, renklere boyanır,
Kalbimde uyuyan aşk, seninle uyanır,
Gözlerim ufuklarda, hep sana dayanır,
Yumuşacık ellerin, ruhuma nur saçar.
*
Karanlık sokaklarda, gölgeler uzadı,
Yalnızlık şarabının, acıdır o tadı,
Kirpikte uyuyor bak, aşığın feryadı,
Yumuşacık ellerin, dertleri kovalar.
*
Göğümün mavisini, bulutlar kapattı,
Hasretin ağır yükü, canıma çok battı,
Gençliğim uçup gitti, bir uykuya yattı,
Yumuşacık ellerin, güneş gibi doğar.
*
Özlemin büyüyorken, içimde derinden,
Bir volkan uyanıyor, sarsılıp yerinden,
İçtiğim sular bile, çok daha serinden,
Yumuşacık ellerin, bulutları ağar.
*
Bir güvercin uçuyor, masmavi göklerde,
Ararım eski izi, o derin köklerde,
Umutlar tükeniyor, bu ağır yüklerde,
Yumuşacık ellerin, üzerime yağar.
*
Sonbahar rüzgarları, esiyor duruyor,
Ağaçlar yaprakları, döküyor kuruyor,
İçimdeki bu çocuk, hep seni soruyor,
Yumuşacık ellerin, karanlığı boğar.
*
Kararır göğün yüzü, güneşler gidince,
Her taraf ıssızlaşır, sessizlik inince,
Bir ürperti geliyor, yalnızlık sinince,
Yumuşacık ellerin, beni bana sorar.
*
Akıp gider bu nehir, denizi bulamaz,
Benim gibi kimseler, dertlere dalamaz,
Açılan bu yarayı, kimseler saramaz,
Yumuşacık ellerin, içimi ferahlar.
*
Taş olsa eriyor bak, benim bu ahımdan,
Kurtar beni ne olur, bu son eyvahımdan,
Ayırma gözlerini, güzel sabahımdan,
Yumuşacık ellerin, sevdalara kanar.
*
Yolcular gidiyorlar, meçhule doğruca,
Gözümden yaşananlar, geçiyor boyunca,
Beliren ümitlerim, sönüyor solunca,
Yumuşacık ellerin, hep beni arzular.
*
Kuşlar bile ötmüyor, ormanda gizlice,
Ay doğuyor geceye, uzaktan sessizce,
Ömür akıp gidiyor, kimsesizdir gece,
Yumuşacık ellerin, bana şifa sunar.
*
Masal gibi geliyor, başımdan geçenler,
Acıları içiyor, sevdayı seçenler,
Mutluluk rüyasından, uzağa göçenler,
Yumuşacık ellerin, sonsuzluğa bakar.
*
Elimi tutar isen, bitecek dertlerim,
Seninle yeşerecek, kuruyan yerlerim,
Aşkınla büyüyecek, masum dileklerim,
Yumuşacık ellerin, sular seller akar.
Kayıt Tarihi : 11.08.2026 03:34:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!