Gözlerime bir mil gibi çekip,
Gecenin karanlığını.
Körkütük dolaşıyorsam,
Sevda sokağını.
Aç bir kurt dolaşıyor
Beynimde,
Küreksiz kırık bir sandaldım okyanus yüreğinde
Gittiğin günden beri mülteciyim başka yüreklerde...
Şükrullah YAVUZER
Sevgini verirsin
Göz yaşını isterler
Gülüm dersin
Ölüm anlarlar
Elini verirsin
Kolunu alamazsın
Biliyor musun?
İçimi dökmek istedim sana.
İçimi dökmek, yana yakıla.
Başı koparılmış bir serçe gibi,
Zavallı çırpına çırpına.
Kanatlarım kırık,
Oysaki ruh tertemizdi,
Hastalıksız ve ölümsüzdü.
Hasta olan nefsimizdi...
Rüzgarda uçuşan yaprakların
Hüznünde sen vardın
Bitmek tükenmek bilmeyen
Gecelerin Sabahında sen
Şafakla beraber pencereden süzülen
Gülüşün hangi şiire benzer
Göz yaşın hangi ağıda
Dilin hangi türküye hayat verir
Bakışın hangi şarkılardan kalma
Bir sabah uyanacak
Her zamanki gibi
Perdeni aralayacaksın
Güneş süzülecek
Aşina bir misafir gibi
Pencereden içeri
Ve olurda bir gün
Yine karşılaşırsak bahçesinde
Taş duvarlı okulun
Saçların örüklü
örüklerinde mavi boncuklar olsun
Tak benim için
Garbın gariptir yüzü
Üniformaya bezenir
Zalimin Gizli yüzü
Aldatmasın münafığın
Süslü-küflü sözü
Onlarla tek ortak yönümüz




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!