Sonbaharın küçük avlusunda,
evin sundurmasında,
yaşlı bir kadın oturuyordu.
Serçeler,
ıslak dallarında ağaçların
saklambaç oynuyorlardı;
ve usul cıvıltıları,
eski bir türkü gibi,
avluda dolaşıyordu.
Her biri
sarı yaprakların ardından
ansızın kanat çırpıp çıkınca,
kırışık dudaklarının kıyısına
sessiz bir gülümseme
konuyordu.
İğ ve çıkrık
usul usul dönüyordu;
ihtiyar elleri,
akşamın sessizliğini
ilmik ilmik eğiriyordu.
Sanki
çıkrığın her dönüşünde
zamanın ipliğini
sonbaharın uzun şalına
dokuyordu.
Gece,
karanlığını
avluya seriyordu;
ay ise
sundurmanın kandilini
yakıyordu.
Çıkrık
yavaş yavaş duruyordu.
yaşlı kadın,
o güzel sonbahar gecesinde,
yorgun gözlerini
ayın gümüş ellerine
bırakıyordu.
Kayıt Tarihi : 11.06.2026 00:47:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!