Akşamın solgun güneşi
yapraksız dalların arasından
avluyu yavaşça süzülüyordu.
Babam
eski ahşap sandalyesine gömülmüştü,
sigarası parmakları arasında
kül olup kendini unutmuştu.
Uzağa dalan gözlerinde
yıllar birer birer
sessizce yere düşüyordu.
Duyuyordum o düşüşü,
her biri kuru yaprak gibi.
Her bir ak tel ömründen bir parçayı
gözlerimin önünden aşırıyordu.
Kaç sonbahardır bu avluda
kendi hüznünle yalnız
yapraklarla konuşuyorsun baba?
Söylenmemiş sözlerimiz
akşamın soğuk sessizliğinde
katılaşmıştı.
Gözlerinin o eski, bitmeyen
acı tatlı diliyle
süzülüyordun…
Ne kadar acı tatlıydı
gözlerinin dili, baba…
Kayıt Tarihi : 21.06.2026 10:24:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!