"Yolun sonu ne olursa olsun, insan geçmişi ile yüzleşebilmeli; Korkmadan, utanmadan, sıkılmadan... Vesselam."
Sana son bir ahdim var...
Zamanım olmasa da, son defa gözlerini izlemeye geldim.
Geçmişin hesabını sormaya niyetim de yok,
Sessizliğimin ağırlığını da omuzlarına yıkacak da değilim...
Yalnızca kalbimde çoktan toprağa verilmiş bir değerin,
Üzerine gizlice son çelengi koymaya geldim.
Sakın konuşma,
Bugün arkamdan dilsiz kalırsın...
Yarın ise bu suskunluğun göğsüne nasıl bir taş gibi oturduğunu,
Kendine bile itiraf edemezsin.
Ben sana kin tutmayı seçmedim ama,
Sen, helallik vaktini çoktan tükettin.
Adım ansızın kulağına her çarptığında,
Bakışların değil, vicdanın sarsılacaktır.
İşte o demlerde fark edeceksin;
Sana değer vereni kaybetmek,
Beni uğurladığın an değil,
Benim bir daha geri gelmeyeceğimi iliklerine kadar hissettiğin an başlar.
O an sen,
Aynaya baktığında göreceksin yabancı yüzünü,
Sende kalan hakkımda ne varsa sildim,
Ne bir sitem kaldı dilde,
Ne de kalbimde adın,
Kapandı o defter artık...
Ve beni götürecek bulutlar hareket ediyor artık,
Sevgimin, takıntımın seni acıtamadığı yere
Arkamda ne bir öfke kalıntısı bırakıyorum sana,
Ne de geri dönmemi sağlayacak bir kıvılcım.
Sana son bir kez dokundu gözlerim...
Çünkü bazı vedalar,
Bir daha asla aynı gökyüzü altında buluşamayacak kadar keskinmiş.
Unutma sakın...
İnsan en çokta,
Kıymetini çok geç anladığı kalbin,
Merhametine sığınmak istermiş,
Fakat bazı kapılar,
Bir kez kapandığında,
Asla ardına kadar açılmazmış bir daha.
Kayıt Tarihi : 25.07.2026 08:05:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!