Biz daha ilk adımı atmış değiliz
Ve bizim için en zoru bu ilk adım
İlk adımı attıktan sonra gerisi kolay
Bir daha kimse önümüzde duramaz
Destan üstüne destan yazarız o vakit
Toprak henüz sıcaktı,
ve rüzgâr adını yeni öğrenmişti insanın.
Ten, suyla karışınca can buldu —
ama ruh, hep biraz eksik kaldı.
Bir yasak vardı,
Bir yıldız düşüyor içime,
Adını bilmediğim bir parıltı,
Ama biliyorum ki senin gözlerinden
Kopup gelmiş olmalı.
Suskun gecelerde
İlk önce analar ağlar
Bu hep böyledir
Evlatlar vurulur
İlk önce analar yaralanır
Ölmek nedir bir anaya sorun
İlk önce analar düşer toprağa
Kâinatın arka sokağında bir yankı var,
Zamanın pas tutmuş kapısına yaslanmış.
Mavera’nın gölgesinde doğmayan sabahlar,
Sükûtla işlenmiş, sessizce yaslanmış.
Yasaklanmış bir fikir gibi sızıyorum evrene,
Bir kuşun kanadında rüzgarın sesi,
Gökyüzünde süzülür, sonsuzlukta.
Zincirlerin kırıldığı o ilk nefesi,
Özgürlüğün fısıltısı, her tüyünde.
Bir fidandır filizlenen toprakta,
Kelebeğin dili tırtılın mutluluk dansı
Bedenim bir gün toprağa dönecek
Ki ben senden hiç gitmemişim sevgili
Aşk ayrılık konusunda biraz cahil
Katıksız seveni gördüm yüreği erimiş
Harmanım bir acayip seninle bensiz
Özlemle Hüznün rengine boyandım bugün
Hasretinle karalar bağladım yine sevdiğim
Kendimden geçtim sen diye yandım bugün
Aşk diye kendimi yokluğa vurdum sevdiğim
Bitmez bu yol bilirim kalp kırık aşk deryasında
Tüm satırlarımda hüzün yağar şimdi
şair kalbim hicrana düşmüş sevgili
şu gönlümün sensin en güzel şiiri
yarim ey gönlümün ilham perisi
Gözlerimi yumsam gelsen yanıma
Gözümde seherin nurla dolduğu,
Gönlümde bin renkli umut solduğu,
Bir bayram sabahı, güle yolduğu,
Serin bir rüzgârla başlar huzurum.
Kokusu çocukluk gibi içimde,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!