bir gözü kadın diğeri erkek
ayetler ölüm şiiriyle tefsir edildi
hiçliğin güzelliğine eşdeğer
kaldırım taşlarından sızan karınca
duvardaki halıdan geyikler inince
muhtar çakmağı ters düştü
Güney cephesi idi
Oturduğum duvar dibi
Güneş tepeye tırmandı
Dizlerim ilk defa ısındı
Önce ikindi çöktü
Acıktım sonra
Ben bittim çöl hala yerinde
kova kuyunun dibinde
dedeler yürür âsâlarıyla
yanımdan geçerler sırasıyla
nutkum kesik susadım meğer
öleceğim kalkamasam eğer
Sana uzun mu uzun bir hikaye anlatacak
Gözlerim
Dilim susacak gözlerim konuşacak
Böylesini severim
Bakma ellerime
Nasırları ömrümün değil
Albümleri karıştır cesaretin kaldıysa
yüzündeki beneklerin yerini vadiler aldı
gözlerim uykusuzluğun mağarası
dilim sonsuzluk yarası
çocukluğumun yuvası demin maruz kaldığım şarkı
kendini tanır büyüme çabası
Modern zamanların perdesi sıyrıldı
siyah gömlek gündüz vakti göründü
mavi ışık sokağa yayılınca
çocuklar topacına ip sardı
nice tespih sallayan delikanlı
göz ucuyla yukarıya baktı
Penceredeki yabancı
Maltepesini yaktı
izmariti beyaz
ceketi siyah mı siyah
mahallenin delikanlıları
gözünün ucuyla baktı
Pamuk kozasının uçları sivridir
sonbaharın soğuk sabahlarında
güneşin nazlanıp göklere süzülemediği zamanlarda
beyaz yumuşağı toplardım
dikenler arasında
nice sevimli çocuklara
Bir damla seraba doğru koştum
otuz yıl boyunca damağım kurudu
bir damla su buldum otuzumdan sonra
Mezopotamya çölünde
avucunun tam da içinde
dünya dönüyordu
Sararıyor ufuk
çocukluğumudaki kadar
öyle bir yaşa vardım ki
elimde poşet, kalbimde kaçış
ağlayinca yaşlar kalbine doğru iner
gözlerin kuru, yüzün güleç




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!