Cehalet pençesinde inlerken arz-ı zemin,
Kâbe’deki putlara tapıp, edilir yemin,
Dünyayı nura boğdu Amine’den doğarak,
Babadan ve anneden yoksun yetişen EMİN.
*** (22 Ocak 2013)
Nefsimize uyarak sorumsuzca dolaştık,
Senin istemediğin nice kire bulaştık,
Bağışlayıcı Rabbim, affını diliyoruz,
Mağfireti bol olan Regaibe ulaştık.
*** (15 Mayıs 2013)
Bir gün Hoca, çarşıya gitmeye niyetlenir,
Oğlu ve eşeğini almaya karar verir,
Eşeği de çıkarıp bakarlar sağa-sola,
Hoca eşeğe biner, çıkarlar artık yola,
Kusursuz dost bulmak, imkân dışıdır,
İncelik, kusuru kabullenmede.
Kusuru yok etmek Mevla işidir,
İncelik, kusuru kabullenmede.
Kusursuz ararsan kalpler yıkarsın,
Derdin, dağ gibi olsa, ümidini yitirme,
Vehim’e kapılıp da hiç kendini bitirme,
Zinde tut vücudunu, yeni dertler getirme,
Kapılmış gidiyorsun, kör nefsinin yelinde,
Kendinin doktoru ol, ilaç senin elinde.
Yılbaşı yaklaştı, hindiler üzgün,
Godoşta kalmamış ar kardeşim, ar.
Keşler Leyla olmuş, gözleri süzgün,
Gidecek yerleri bar kardeşim, bar.
Perdeler yırtılmış, hayâ nerede?
Litreden ve teraziden çalarak,
Fakirlerden gasp yoluyla alarak,
Yüreklere kinle korku salarak,
Malı, mülkü hep böyle var edersin.
Park, bahçe ve sahillerde gezerek,
Seneler aksa bile, bunu ruhun bilmesin,
Gülümseyen yüzünden gülücük eksilmesin,
Bizi yaratan Yüce Allah’ımdan dilerim,
Bu güzel mutluluğu hiçbir kuvvet silmesin.
(20 Haziran 2013)
Telaş etme, problemler çözülür,
N’olur biraz hoşgörülü ol yeter.
Sen kaba olursan, çevren üzülür,
Hadi, biraz hoşgörülü ol yeter.
Şikâyeti, oldukça aza indir,
Bir manava sorsan ki; “neden çürük katarsın? ”
Diyecektir ki sana; “ne yapayım, huyum bu”.
Bir kasaba desen ki; “eti bozuk satarsın”,
Diyecektir ki sana; “ne yapayım, huyum bu”.
Müteahhit binayla, tırmanır gökyüzüne,




-
Sezayi Tuğla
Tüm YorumlarSevgili abiciğim, bu şiirini okuyunca gençlik yıllarımı hatırladım. Bu şiir sayesinde mahalledeki esnaflardan ve pazarcılardan iyi yardım almıştık... :) Ne güzel günlerdii o günler...