Zaman oldu, senin emrinden kaçtık,
Bizi, hakkı görenlerden et, Yarab.
Yarab, sana boyun büktük, el açtık,
Cennetine girenlerden et, Yarab.
Ecel şerbetini bir gün içeriz,
DERVİŞ NASIL OLMALI?
“Derviş’im” diyenlerin boynu Dar’da olmalı,
Niran’ın korkusuyla, ah-u zar da olmalı,
Havf-u Reca içinde bocalayıp dururken
Dili zikirle meşgul, gönlü Yar’da olmalı.
Emeksiz kazanca kılıf uydurup,
“Çağdaş yaşantıya alışma” derler.
Anadan üryanmış gibi soydurup,
“Medeni ortamda çalışma” derler.
Şöyle bir gerinip puro yakarak,
On sekizde takımında tek lider,
Evlenmede, daha çocuktur, çocuk.
Manitayla bara, pavyona gider,
Gözümüzde daha çocuktur, çocuk.
Çok zekidir, yüksek okulda okur,
Haklı sensin, doğru sensin öyle mi?
Başkasının hakkı nerde? De hele.
Adalet dağıtmak sence böyle mi?
Konu-komşu hakkı nerde? De hele.
Menfaatin olan şeye “he” dersin,
Bir gasteyi, baştan sona okurum,
Hele dinle, daha neler var bende.
Sayfalar arası mekik dokurum,
Bu da ne ki? Şahaneler var bende.
İnanmam ya, burçlara göz atarım,
CUMHURİYET
Bir gün babama sordum
En büyük bayram nedir?
Babam dedi Atadan
Bizlere hediyedir.
Kucağımızı açtık, yaralı insanlara.
Sabote etmek için indiler meydanlara.
Kahr-u perişan eyle, izin verme Allah’ım!
Ortamı karıştıran iç ve dış düşmanlara.
*** (10 Ekim 2014)
Okulunu sevdirir öğretmenin ilgisi.
Yaklaşımına bağlı talebenin bilgisi.
Sevgiden uzak ise, yanlışı çok demektir
Kaleminden daha sık bitiyorsa silgisi.
*** (19 Eylül 2014)
yüce medeniyette iz bırakan kol Hicret,
Allah’ın, Habib’ine yüklediği rol Hicret,
Muharrem’in Bir’iyle Hicri Yıl’a girildi,
Medine’den âlemi aydınlatan yol Hicret.
*** (11 Kasım 2012)




-
Sezayi Tuğla
Tüm YorumlarSevgili abiciğim, bu şiirini okuyunca gençlik yıllarımı hatırladım. Bu şiir sayesinde mahalledeki esnaflardan ve pazarcılardan iyi yardım almıştık... :) Ne güzel günlerdii o günler...