Niyetlendin, memlekete gitmeye,
Çoluk-çocuk yolculuğa hazır mı?
Gerek var mı, sizleri eğitmeye?
Valizlerin, yolculuğa hazır mı?
Önce, aracına bir bakım yaptır,
Birileri, her zaman işi yokuşa sürer,
Nasrettin Hoca gibi, ip üstüne un serer,
Arabulmak yerine, gerdikçe daha gerer,
Bunlara kılavuzluk yapar kara kurbağa,
Onun için, çok çabuk düşüverirler ağa.
Sorumsuz davranıp, yiyip içersin,
Kendine atlastan kaftan biçersin,
Sayılı gün biter, bir gün göçersin,
Kaybolur diyarın,
Ha bugün, ha yarın.
Sene sonu Cumartesi,
Şaşırdığım anı gördüm.
Yardım, küçük domatesi,
Can içinde canı gördüm.
Sen, tabiat diye dayat,
Bak, bizi bekliyor gemi limanda,
Yolculuk azığı aldık mı dostum?
Bakıver, eksiklik var mı imanda?
Gafletin içine daldık mı dostum?
İsterdik ki, hayat sonsuz olsaydı
Ey Yarabbi, bizim günahımız çok,
Bizi, doğru yoldan sapan eyleme.
Cürmümüz bol, heybemizde sevap yok,
Kötü nefsimize tapan eyleme.
Şahsî menfaatler dürtükler durur,
Doğruyu, yanlışı aklınla ayır,
Akıl, Hak’tan oldu sana emanet.
Haksıza köstek ol, haklıyı kayır,
Haklının, hakkı da sana emanet.
Zevk için yel gibi gürleyip esme,
Zaman oldu, senin emrinden kaçtık,
Bizi, hakkı görenlerden et, Yarab.
Yarab, sana boyun büktük, el açtık,
Cennetine girenlerden et, Yarab.
Ecel şerbetini bir gün içeriz,
DERVİŞ NASIL OLMALI?
“Derviş’im” diyenlerin boynu Dar’da olmalı,
Niran’ın korkusuyla, ah-u zar da olmalı,
Havf-u Reca içinde bocalayıp dururken
Dili zikirle meşgul, gönlü Yar’da olmalı.
Emeksiz kazanca kılıf uydurup,
“Çağdaş yaşantıya alışma” derler.
Anadan üryanmış gibi soydurup,
“Medeni ortamda çalışma” derler.
Şöyle bir gerinip puro yakarak,




-
Sezayi Tuğla
Tüm YorumlarSevgili abiciğim, bu şiirini okuyunca gençlik yıllarımı hatırladım. Bu şiir sayesinde mahalledeki esnaflardan ve pazarcılardan iyi yardım almıştık... :) Ne güzel günlerdii o günler...