Seyfi Karaca Şiirleri - Şair Seyfi Karaca

Seyfi Karaca

Sonradan görmeler var ya,
Körlüge kahpelige kaypakliga kökü kesik damari bozuk özü asli esasen yok
Ihtiyati elden birakir da,
Temkinsiz tedbirsiz tembihsize bos bulunur hor davanirsa insan kendini
Sirtini dönüp gözünü yummaya görsün elini verse
Kurtaramaz bir daha aklini ilmini yolunu özünü sözünü gövdesini ömür mülknü

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Soguk taslarin üstnde otururken
Sabahin ilk isiklari seherin günaydinlarina bir tütün bir duman
Derenin yakinindaki parkta geceden kalmalarini yuyup suya tutmaktalar
Dillerinde uzun yorgunluklarin hazin solgun sararmislariyla
Kap kacak
Dösek yorgan

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Oyun bitince
Yenilginin yetersizliğin ve yanılgının acısıdır
Teslim olurken değerden itibardan düşmüşlüğü üstüne alan hükümsüzlük
Koskocaman bir kıyamet gibidir, yıkıntısında sonsuz sınırsızlığın ağır koşullu can bedelini debelenip çırpınana ödetmeye
Lekesiz pürüzsüz sancılarla dirhem perçem sokaklardan ötelerden ağaçlardan dünden yarından
El çektikçe dünyadan bitip tükenerek

Devamını Oku
Seyfi Karaca

O kadar cok sey degisti dönüstü ki birden bire kadir kiymet tufan kiyamet..Insan onurundan halinden dilinden özünden itibarindan soguyup SAMUEL HUNGTiNGTON ve GRAHAM FULLER kirtasiye kanun kitap numune ve nizamnamesine; hersey O kadar tuhaf, igreti, alalade, üstenci, basinabuyruk, haram, viran, hep birarada dolmus tikanmis ve yükseldikce insanligini ayaklar altina alip ezen silen süpüren binalar kapsülünde hersey; dilden yoksun, iradeden aciz, kültürden azat, iletisimden kurak, kökten esastan kimlikten kisilikten yoksul yitik yabanci; hersey kendine bencil bunak ayri gayri kör kötürüm; ruhunu arayan iskelet tezgahi gibi alimda satiminda kaptirmis giden hirs yaris kin nefret yozlasma yikintilariyla hersey ve herkes o kadar bozuldü berbat oldu ki..

Bir Cumhuriyeti`miz kaldi aklimizda dilimizde mutumuzda günümüzde gündemimizde sevgimizde saygimizda kalbimizde bellegimizde bilincimizde , bir sen sevgili Atatürk, bir de askimiz düsümüz hayalimiz özümüz kökümüz dünya topragimiz kutsal yuvamiz cennet yurdumuz Türkiye.

Dün Cumhuriyetti Bayram, Yarin yasli hüzünlü On Kasim..dilimizden düsmeyen, fikrimizde halimizde, hatirimizda, mutumuzda dagarcigimizda sevgimizde askla ve ölümsüz sonsuz baglilikla; ebediyyen…!

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Sandiklar kuruldu, ortamlar ayarlandi, meydanlar sokaklar caddeler her metre kareye haddinden fazla düsen yoksulluk sefillik acizlik caresizlik ecir kahir birikmisliginden sürüklenip sökün olan tiklim tiklim insan yiginlarini toplayip dagitan siyasi figüranlar görseliyle ve bas aktörleri her biri sahsi menfaatin hic bir seyi daha cok önemsemedigi sartlanmisliga güdümlü ortak cikar ganimetine cökmüs medya tarikat holding mafya banka borsa yagma yikim vurgun soygun talan ve tarumar BOP düzenekli arac gerec ve tezgah sahiplerinin her türlü allem kallem yol ve yöntemleriyle; insanlarin satinalma gücü hic bir tüketim piyasasi BAGIMLILIGINI karsilamaya yetmeyen ve fitiiil fitil süründürerek rezil rüsva hayatini burnundan getirtenlere kosulsuz itaatle kullugun köleligin korkularini kaygilarini endiselerini dertlerini sorunlarini yasayip tüketmekle mecbur ve muhtac birakildigi; herkesin hic kimseyye zerre kadar güven yakinlik aidiyet umut sevgi saygisinin olmadigi yitirilmis degerler toplamiyla tepeden tirnaga bir hayatin ekonomik siyasi sosyal ve kültürel hic bir hayati konu basliginda ne özgür iradesi ne de SORGULAYICI SECiCI akil fikir mantik ilim bilgi bilinc bellek ilgi itibar cesaret yahut duyarliligi kalmamis olan her yönden ve her bakimdan kilitlenmis saplanmis TIKANMISLIGA teslim olmuslugun cehaletle siddetle ve karanlikla beslenen TOPLUMSAL TERCiHi de, ulu ortaliklarda sadece TEZGAHI KURANLARIN istegi ve beklentisini kalici kosullarin SÜRSALTANAT sahibi yapmaya en elverisli bozgun sarmali olarak gecimsiz mutsuzlugun sefil sermayesi olarak kaliyor maalesef.

Özgür ilim bilim fikir duygu düsünce sanat ve edebiyat özgür toplumu gelistirip büyüttügüne dair Edison`un elbiseleriyle sandalyada anca bir kac saatligine uyuklayarak sabahi ettigi karanligi nasil ki isiga ve iletisim dünyasinin bütün alet arac gereclerini insanliga armagan ettigi gibi, Mikelancelo toz ve camur icinde geceyi gündüze katarken toz kir icinde kuru ekmege talim ediyor camurlu pasakli cizmeleriyle heykeltrasladigi veya freskledigi essiz benzersizliklerin cürük tahtalarinda veya yastigi yorgani olmayan darmadaginikligin icinde uyuyup yaniyordu. Rembrandt, bildigi ve buldugu bütün isik ve gölge oyunlarini en kilcal damarlarina kadar eleyip süzerek herkesin gördügünü sandigi tüm giz ve gizemlerden bilinmez derinligin renklerle sesini ve varligini bulan herseyin yolunu tarif edip seyrini gösteriyorirken ; herseyi kendisiyle özgünlestiren doga tabiat sakinligi huzuru ve dinginliginin insanlik hayati dahil herseye ev sahipligi yaptigi renklerden baska hic bir seyde kendini özgür bulamadigi; ve birgün en siradan insanlarin duvarlarinda resimlerinin asildigi vakit, gecesini gündüze katarak yaptigi - hayati pahasina - isin gercek adresine ulasacagini ilim ve SANAT edinmisti .

Mikelancelo sair, ressam, heykeltras, mimarli…sanatin yol yordam ilgi ve alaka gösterdigi herseye „ ne is olursa ac susuzluk cabasina dahi olsa seve seve yaparim „ dercesine en son vazife edindigi Vatikan Kilisesi`nin yapim taslagini cizse de tamamlanmis halini görmeden dünyadan göcerken“ hayir ölüm bir son bulus veya yok olus degil, sadece mekan degistiriyor, sizde, sizin icinizde, sizinle yasamaya devam ediyorum „ siirine imza atarak dünya hayatini terketmis.
„ Kültür- Sanati olmayan milletlerin tarihleri ve gelecekleri de yoktur „ yorum tembih fikir akil irade yetki ve özdeyisi sevgili Atatürk`ün bize biraktigi kutsal miraslarin binlercesinden sadece biridir.

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Yazili herhangi bir sayfanin iletip duyurdu icerigi ve bütünlügü daha ilk satirinda kesilip tükenerek okuyup anlamaya dair akil fikir bellek bilinc duygu ve düsünce dagarciginda gelismis olgunlasmis birikim zenginligi, algilama kapasitesi, yorumlama gücü, ilgilenme samimiyeti, tasiyabilme duyarliligi ve irdeleyip sorgulayabilme acik yürekliligi olmayan iradesiz duyarsiz ilkellik; hep kendini buyurgan sartlara kosullayan SÜRÜ BAGISIKLILIGININ önyargisina ve pesin hükmüne bagimliligin ICGÜDÜSEL refleksleriyle davranir ve hareket ederler.

Yürüyen merdivenlerden yukari asagi inip cikan asansörlere tüm baglantilari paralel MARKALASMAYI özendirip imrendiren, Serbest Piyasa tutsakliginin en ilk liste siralarinda gözde ve her buyruga kolayca fiyatlandirilabilinenlik sermayesi durumundaki YAPAY ZEKA CAGI insanlik ölümünü, üstündeki etiketi kadar bile hükmü yoklara sürekli degerden düsürülerek sinirsiz vadesiz simgeciligin vitrin mankenligi modeline hep suskun, hep tabut, iliskisi ölümü coktan gerceklesmis insan yerine konulan maske ve sembolleriyle sözsüz Edebiyat yazarak insaninin algisina ve aliskanligina her türlü salaklasmayi aklina bosaltip tüküren IKINCI YENi veya onlarin Jean Morea`dan baslayarak herseye FFRANSIZ KALMANIN tapinak tapinak piri durumundaki, asosyal cesetlesme ögretisini , yani daima somut ve gercekikte görünenin ötesinde ICE KAPANMANIN süslü püslü celenklerle donatilmis insanlik morgunu kutsayan P. Verlaine, C. Baudelaire, Rimbaud, Mallerme, P. Valery, G. Appolinare, P. Claudel, T.S Eliot, O. Wilde, W.Butler, J coyce, V. Woolf gibiler yanisirasina Paul Gaugin ( hayatin resmini cizerken somut bilinir görünür gerceklikle soyut hiclik arasindaki tercihi Van GOCH´la Paris`teki SARI EV arkadasligi sirasinda tartismanin sonucu, sariyi maviyle boyamanin hic bir anlami samimiyeti ruhu mantigi ve aciklamasi olmadigini söyleyen Van Goch`un kulaginin kesilmesine sebep olan ve ardindan Fransa`yi ebediyyen terkederek dünyanin Maldivleri kadar uzak adalarina kacip kendini her türlü soyutlamaya tüneyen Paul Gaugin ) rehberliginde, Pierre Puvis, Gustave Morrau gibiler de dünyasi, dogalligi ve somut gercekligi olmayan renk karmakarisikliginin sembolist ve ice kapanik resmini cizdikleri yapay hücresel kesitlerde yasamaktadir artik bugünün dünyasi ve günümüz ViTRiN HARABESi insanligi. Ikinci Yeni `yi bu baglamda siradaki yazacaklarimla daha derin didikleyip desecegim ilerde .

Yapay etkilesimini , duyum algisini ve soyut iletisimini ÖZENTI AFYONLARIYLA dolgulayip donatarak siddetli gecimsizlige, kesinlikle güvensizlige, mutlak kuskuya, sabit ve sonsuz mutsuzluga istikrarsiz düzensiz siddet travmalarina ve soygun sömürü ZORBALIK sarmalina devredip vakfetmis; ancak ve ancak sembollerin , maskelerin, imalarin ve imajlarin saniyelik degisen renkli ve resimli kesitleri kadar akla fikre tahammül edip tutunabilen ikiyüzlülügüyle otur denildiginde oturmakta, öl denildiginde ölmekten baska yasayacak ve yapacak ilimi bilimi sözü sesi tavri tutumu iliskisi ve sanati da yoktur artik tüketim piyasasinin acligina yozlasmis kokusmus ve cürümüs vitrin harabesi insanl tek tipliliginin.

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Hozan çığlıklar esen dallardan diyardan
Son üzümler sallanıp titriyordu
Can çekiştikçe gövdesinin orta yerinden kırılıyordu kuru gilamadalar
Ne geleni ne gideni olmayan belleğin bulanık sokaklarında kırık borçların parçalanmış ömrü sürükleniyordu
Deredeki susuzluktan
Uğultulu bir yitikliğin devriye gezdiği ıssızlıklara sürgün olmuş gibiydi, yosunlu pınar dilsiz yamaç ve durgun saat

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Külliyyen
Imi tümü külliyen Lyen
Babasinin insaatlarina deftardarlik yapiyorken, zevkine sopran..
Hisardaki resimli salonda görüstük tanistik gülümsestik
Cok uzun etmedi zaman bir yol bulduk kaynastik
O da bana zipkinli suvarim diyordu

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Doğu ortantalistiğinin Batı’ ya hayran taklitçilikle önceledikleri kendi ihtirasları dışında hiç bir şeyi önemseyip dikkate değer bulmayan ve inanmayan her türlü inanç kimlik siyaset ve iletişim istismarcılığının güdümlüsü oldukları güç konfor gösteriş betonlaşma özelleşme şatafat ihtişam ayrıcalıklı olma ve hamaset tellalcılığı satma girişimciliğini sür saltanatlılarına servet ve sermaye edindikleri rezil ezik düşkün gerici hurafeci bağnaz yobaz başına buyrukluğun kuklaları olanlar, mafyalaşmayı yozlaşmayı ahlaksızlığı eğitimsizliği boş vermişliği ve sapkınlığı özendirdikleri toplumun ortak yaşam ve zenginlik değerlerine çöküp çullanarak ( toplum üstü olmanın her yolunu kendilerine mübah gören ) soyan sömüren bütün keyfiyet haramiliklerinin ortakçısı arabeskçiler magazinciler bankalar borsalar futbolcular reklamcılar modacılar mütahitler pazarlamacılar holdingciler süper marka dizi sahne sinama dekor şöhret yapımcı ve oyuncularıla beraber sürekli kaliteden ve itibardan fire veren toplumu baskılayarak korkuyu sindirilmişliği zavallılığı acıyı şikeyi hileyi rüşveti sefaleti çaresizliği borçlanmayı endişeyi tükenmişliği yalnızlaşmayı kanıksamayı kabullenmeyi kokuşmuşluğu kargaşayı ve kayıtsızlığı aşılayarak kaderini yazıp belirledikleri ülke gerçekliğine ve toplumsal döngüye yokluk ve yoksullukla kronikleşmiş yağma yıkım sultasının heybetli parıltılı aşağılık düşkünlüklerini ne kadar parıltılı ve israflı olursa o denli değer kıymet kazandıklarına inandıkları ( herkesi kimliksiz iradesiz ve kişiliksizliğe yozlaştıran magazin mafyalaşma arabesk ve popüler kültürsüzlüğün afyonlayıp terbiye ettiği insan yığınlarının yaşam hakkından çalıp yağmalayarak ortak hayatın bütün iletişim kaynaklarına, sosyal zenginliklerine, ekonomik kültürel ve siyasal damarlarına keyfiyet zorbalığıyla hükmetmeye ) ihtiyaç eksikliğini tamamlama girişimi sadistliğiyle, bilinmez belirsizliğe terkedilmiş sefaletiyle boğuşan kalabalıkların daima ayrıcalıklı ve seçkinler topluluğu olma dürtüsünü doyurup tatmin etmek için lüks dekorlarla donatılmış cafcaflı emlak dekor imaj maske mal mülk para ve sür sefa milyardeciliğine ( yağma yıkım istikrarsızlık güvensizlik çirkeflik rezillik hukuksuzluk sindirilmişlik zorbalık yolsuzluk duyarsızlık hukuksuzluk cehalet gericilik ve toplumsal çürümeleri tüketim piyasası kulluk köleliğine uyuşturup kurumsallaştırma pahasından ) BOP etiketli çökme ve abluka sarmalında sürekli sınıf atlayıp, mağduriyet hamasetçiliğinden zenginleşmiş üst zümre tabakasına çöreklendiler.
Ahmet Kaya, Livaneli Zülfü ve aynı serinin diğer ego karizma şan şöhret bağımlısı benzerlerinin Küçük Emrah, Büyük İbo ortanca Kısaparmak yahut Özcan Mahsun Tarkan Sezen Evcimik Yonca Şebnem Ferah Bayülken Okan Beyazıt İvedik Reco Cem Yılmaz Mirzaoğlu Kenan Kaynarcalı Oktay Ata Demirel Hülya Avşar fitbol fanatik şike furya ortaklığı demlenme kasırgasında toplumu acılarına tutsak ve haksız hukuksuz dayatmalara eğilip bükülmeyi bezginliği çilekeşliği kaderciliği çileyi kahrı berduşluğu derbederliği AĞLAMAYI ÖĞRETEN zehirleme türevliliğinin yoksulluğa ezikliğe yılgınlığa duyarsızlığa itaatkarlığa ve çaresizliğe alışmış kanıksamış kronikleşmelerin yoz kültür külliyatını örgütleyerek diğer benzer Mehepe sponsorlu etnik ırkçılığın en gerici Pekaka tetikçiliği ve ayrımcılığının resmen tesis olmasına ve Emperyal dayatmalara aynı kulvarda iştirakçı istifadeci ve ittifakçı Erkan Baş ekipmanlı siyasi Arabeskçilerin söylem ve eylem tezatıyla her vurgun yalan dümen istismar maskelisi ve talan tüccarıları gerçekliği olmayan sahteliklerle ülke, devlet, toplum ve ortak yaşam değerlerinden Bop şantiye şirketçiliği kapsamında büyük yıkım ve parçalanmalar kopararak yağmacılığın keyfiyetine teslim talan ve tarumar etti.
Sözün aslı esası ve kısacası, bugünlerin bin türlü yalan vurgun yağma yıkımlarının her yanlışını doğru gibi gösteren toplumsal çöküş ve çürümelerini iflasa sürükleyerek stoklanmış sefalet yolsuzluk sömürü soygun yozlaşma ve mutsuzluklarını zorunlu tüketimin karşı çıkılmaz ve vazgeçilmez hammaddesi olarak sebep sonuç ilişkili tedarik ve tedavülü, asla kendiliğinden oluşmuş gelişmiş rastlantı mahsulü veya tesadüfler ürünü değildir.
Aslolan kıstas, gerçekliğiyle yüzleşebilen insandır. Çünkü, yaşanılabilir dünyayı ve sürdürülebilir toplumsal ilişkileri onurlu saygın değerli bilgili donanımlı güvenli adil çağdaş özgür liyakatli cesur atılgan samimi inanılır ve kalıcı iletişimlerin sosyal siyasal ekonomik ve kültürel zenginliğini kurup donatabilme becerisiyle hak hukuk irade istikrar ve itibar bağlamında büyüyüp gelişmeye kurumsallaşacak olan somut ve sihirli iletişim bileşeni, eylem ve söylemde çelişkilerinin üstesinden gelen özdeşmişliğin gerçekliğidir çağdaş birey liyakatli toplum ve Özgür insan.
Bunun dışında haricinde ve ötesinde her idda bahsettiği konuya ilişkisizliğin mitelikli dolandırıcılığı ve herkesin kendi kirli arızalı mal mülk şöhret düşkünü tarafını kotarmaya sebepli olduğu tamiri mümkünsüz yıkım hasar ihanet ve istismar sonuçlarını doğuran perakende veya toptan palavracılık avcılığı ve hamaset sahtekarlığıdır. Şöyle ki…:
En gerici ayrılıkçı etnik feodal ve aşiretçiliğin emperyal kuşatma ve yayılmacılıkta gözdesi olan Pekaka ile Hedepe temsil ofisinden her konuda destekçiliğe ittifaklaşan Erkan Baş örnekli Tip ve benzer yapılanmaları, sözde ileri aydın somut çağdaş sosyalist ve realist görüşlülüğün kendi kendini boşa çıkararak bu anlamda peşinden sürüklediği kitlelere yokluğu sahteliği sefaleti kaderciliği yokluğu yozlaşmayı kuşkuyu endişeyi kimliksizliği sömürüyü ezikliği iradesizliği yolsuzluğu ve kendi değerlerine yabancılaşmayı tesis eden Akepe - Mehepe Hüdapar yahut Yeni Cehepe kadar eylemiyle söylemi birbirini tutmayan siyasi istismarcılığın ayarlı projelerinde aynı safın Bop ortak kadro karışımı bileşkesidir.

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Taaa bir kac aylikken dokunup temas ettigi seyler dünyasiyla ölcerek tartarak görerek duyarak sezerek kendisiyle beraber ve kendisi disindaki herseyi algilayip cismin her halini bellegine kaydedip en dolaysiz sekilde akil zihin fikir duygu düsünce yogunlugu degerler gelistirip biriktirir insan.
Bunu yaparken de hicbir zaman luzumlu ve gereginin disinda ne öz benligini birlikte yasamin hayati ihtiyaci olan TOPLUMSALLIGA perdeleyerek despot, dikta, haydut, harami, hirsiz, zorba, yamuk, güvensiz, acimasiz, doyumsuz, dengesiz,düzenbaz, kanunsuz ve hukuksuz kisilik bozuklugunu aylayacak olan soyut CIKAR EKSENLI yaratiklasmaya meydan ve mahal vermedigi gibi, asiri TOPLUMSAL ZÜGÜRTLÜK ugruna da hicbir zaman kisiligini gelistirip karakter sahibi olamayacagi kendini fuzuli kullandirtma budasi tutsakligin esiri kilarak ezilmis, pörsümür, kovulmus, örselenmis, dislanmis, durumsuz dengesizligi de nufusuna alip hayatini hiclige devreden yetkisiz iradesiz zavalli cukuruna mezarlasip gömülmemelidir.
Yasadigi dünya kosullarini tüm izleyip gözleyen sorgulayici irdeleyici paylasici ve katilimci sorumluluguyla düsünüp davranarak, özenle gelistirip biriktirdigi akil –vicdan muhabesini tüm ahlaki hukuki felsefi ekonomik kültürel degerler bütünselliginden toplumu kendine ve kendini topluma hayatin duydugu ihtiyac kadar duyumsayip dengelemelidir. Ne vaktinden saniye erken ne gereklilignden milim fazla bu hassas dengeyi yasadigi hayata kursamadigi takdirde insan, yasamin bütün sagiltici ve saglayici direnci devinimi ve kaynaklari sönüklesip sogulur. Sönen sogulan herseyin yerini kitlik kiyametlik kargasa ve kavga gürültüleri yayilip kaplar. Günden güne insanla birlikte toplumsuzlasmaya delirip cildirarak azalan her bir degeri mümkün oldugunca en tembel, en ahmetsiz, en haydut, en harami, en acimasiz, en katil, en yikim-kiyim siddetiyle dehsete düsen insanlik disiligindan temin etmeye calisir vasfini ve niteligini yitirip kaybeden insan.
Konuyu uzatmayayim bu yazi derinligi böyle sürüm sürüm sürüm sürüklenir gider ve günümüz insanliginin herseyini elden yitirdigiyle kalmayip, artik hicbirseyini kendi .akil fikir vicdan hak hukuk inanc irade sevgi saygi ahlak onur……bütünselliginde kisiligini karakterlesen yetkin ve etkinlikte sevkedipyönetemedigini kendini sömürüp kemiren hirsiza hayduta haramiye asalaga makinelesip tayin ve teslim ettigi icin; nöbetlere yazili okul, alisveris, uyku, eglence, uyusma, kavga,kin, nefret, ayrisma, catisma, hiz, yaris, öfke, kudurtu, nispet, gösteris, fuhus, furya, tatil, tenefüs, timar, tamir, morg ve ölüm zulüm kac.göc moratoryumunun sirket mali gibidir dünyasi düzeni bozuk en güncel tarz ve modelden..
Hal böyleyken KILICDAROGLU….
Soyan sömüren kemiren yagmalayan yikanlarla SOROZ PLAKETCILIGINDE esit, ortak, yanyana, yedek, BOP iktidar düzeyinde bitisik ve paralel…

Devamını Oku