Kumanya...
Kumpanya...
Kampana.....
Uzun..tekerleri geçmişi beraber dönen konvoyların kovuğundan
Her dolunay saatine yıllanmış yorgunlukları iletirken, mahsus...
Şarap gibiydi emsalimisal aramış da bulmuş olan sarhoşluk
Neşem sokaklara taşıyor bugün benim
Kafamda sana olan dağınıklığım
Küçük konuların bile kenarindan geçecek olsam yalandan şöyle
Sana rastlıyorum, erbabın olarak
Doctor gibisin ya… iyileşiveriyorum seni heceledikce
Dirilip yaşamaya dalıyor beynimden başlayarak orası senin…
Insanlik birakilmis bir mirastir
Mihnetsiz mudarasiz muhtacsiz mohanetsiz insan insana mirastir
Zengin fukara kavramlarinin ötsinde bir seydir sirri cevheri kökü topragiyla
Ilgisini bagini aidiyetini dilini durusunu davranisini
Sarta kosula duruma icada ve icaba göre dönüsüp degismeyen sevgiyle besleyip
Kararlilikla ve saygiyla sorumluluga bilgiye onura akila vicdana büyüten
O neşaaal bişiyse öyle,
Ne şekil neşaaal o şom şallalla..…?
Yediği darbelerinden sonra elinde sadece cam çerçeveleri kalan haciz
Temelinden yüzlerce yılların durmaksızın salladığı evinde ihtiyatla
Yatalak bir pencere madurluğu gibi ardı kesilmeyen göçler vererek
Odundan
Çok zamanlı içten püskürtmeli pistonlu
Cirilop cilalı kafeslerinde bülbül şakıtan dalkavukluğun
Biri gidelim telinden basıyor
Öbürü yok duralım, hamama girdik bir kere..
....Terlemeden olmaza..kafes nefese
Biri kurna biri tellal
Yumak yumak ağır işlikli iplerle örgün
Kapısı tamamen karanlığa kapanınca gecenin
Artan yerlerinde sancılı ilmekler karayazgın
Bütün fırtınası kopan sakin denizlerde
Yelken yelkene kördüğüm
Kucağını yavaaaaşca hüzne bırakırkene firari zaman
Haber uçuruyor sevda kuşlarından kuşlarından
Meçhul diyarlar esrarı
Seni bana öyle uzakta sanıp güzel sırdaşım
Aramızdan yağıyor yağmur, esiyor yel, dönüyor devran
Tüm herşey postacı koşulmuş erdi diye bahar yazımız
Çağımız sebvgilim
Nedendir bilirim elbet…
Niye evden ciktigimda günese dalip suskun seyirler dinlendirdigim gölgelere
Cünkü derya denizlerden kiyilari kucaklayip derinlere sizan su gibi
Kimi bülbül kimi turac kimi turna kuslar gibi
Cigliklar gibi ufuksuz bucaksiz herbirdörtyandan
Bilirim elbet bütün yabanciliklari yadirgadigi yerden silip süpüren
Kıblesi sevmekten olunca sevenin
Herbir doğurganlığa tavlanmış topraklar misali
Geniş
İç açıcı
Ve güvenli
Cılız dere sularına dudaklarıyla değip dokunmaları bile
Calarsaatlerin ne günahi boynuna ne sevabi müstakilden mülayim
Duraksatmadan dünü yarina
Günü yirmidört saatse yirmidört…
Tutmadan nefesi cürümeye terkle
Biraz at
Biraz su




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!