Bu donuk mecra ve bu ölgün soyka
Bütün tahminleri kendi soguklugunun altinda tutan
Ayaz duvarlara percinlenmis termometrelerce katiksizl zehir kara civa
Kendimde ne aradigimi bulunca sen bana söyle gibisine
Bilir bilmez yitik yetim öksüz ve kayip
Bütün bir hayati böllük pörcük söz öbekleriyle cevirip calkalayan gargaradan
En cok cocuktan alip götüren seydi
Viran bir bahceye dökülüp dolan yemisler calisi ve uzak kus sesleri
Bagi bostani olmayan yellerin yol yamacina düsüp agrilardan ahestelere
Sicili sökük künyesiz bir iklimin poyraz yöresini
Vardigi yerde coktan aksam olduydu ele düne karsi günün
Tutundugu ipin ucurtmasiz kalanindan sazli sözlü fisiltilarla
Vezneden cikar cikmaz
Alfabenin sonundan yveya kitabin ortasindan degil
Gözünü acip dünyayi nerde buldu gördüyse ordan
Okudugu duydugu tanidigi veya tanimadigi insanligi ve hayati anlamak icin
Usta cikakligin sanati ve askiyla
Bakarsin kalfasin, bakarsin gözü doymus gönlü kanmis
Bir çatal yol kavşağıdır cılız derelerin huyunu suyunu büyük ırmaklara sürükleyip götüren damlalarla sırılsıklam aşk deminden konar göçer ömrüne kucaklaşıp kavuşan deli dolu devran. Çiçeğe kelebeğe rüzgara yağmura yıldıza geceye güneşe dağa … eğer ki bında hem yolcu hem hancıysan, her kime sorsan sana efsanesinden seni künyesindeki sırrına yazan, vilayeti sevgilide insansın diyecektir..
Seyfi
Insan, dünyanin tanimadigi asri YABANCI ve en ZARARLI MADDESINE durmaksizin degisip dönüsen azginlik cilginlik sapkinlik delirginlik belirsizlik bilinmezlik cürümüslük yagma yikim talan tarumar ve imrendigine benzesme hizinda; kendisiyle sogulup uzaklasan bosluklara yigip koydugu kopuklugun kapanmaz mesafelerini yasamin yenilmisligi kadar büyük gelisim bozukluklarindan örtünüp örtbas olmaya kalkistigi ZÜGÜRTLÜK TECELLISI ve KAFA KIYAKLIGI kendi kendine sakinlesme avuntusudur ananar, babalar,simitciler, kanaryacilar, tornacilar, berberler, esnaflar, amigolar, dedeler, tosgalar, isciler,teehüratcilar, süpürgeciler, büfeciler, kurnacilar, terziciler, paspascilar, pompacilar, sevgililer kamyoncular, sütlascilar, yahut KADINLAR günü..
Tam da korkunc bir yozlasmayi KÜLTÜR diye zokalayip yalatip yedirip yutturtarak, en basta ve en co kadinlari avlayip avanaklayan en asagilik GELIN MUTFAKTA veya KAYNANA GELIN CEYIZLESME cöp zibil furya bagirti kapisma rezillikleriyl dolu kepazeligin daniskasini müthis derecelerden asilanip AFYONLASAN cark cevrim cenderesinin, taaaaa `Yaprak Dökümü ` siraya dizmelerinden baslayarak, sürekli ACI ve kesintisiz KAHIR vurgusunu sanciyip sizlayan ve ezdikce ezen ÜZÜNTÜ VERCICILIGINI yedirdikce delik desik olmadik ne ruhu ne bedeni kalmayan karsi konulmaz tedavilik hastalik sinirini coktan asmis BAGIMLILIGA agirlikli olarak kadin damarindan isleyip insan ve TOPLUM mayaladilar.
Hic susmayan salya sümük birbirine karismis uzun aglayislarin arka fonunda devamli ve uyusturucu mahiyetli isi kolay kilan keman, girnata, cümbüs, cello, kabak kemani, saz, elektro gitar, solo veya koro halli söz siir yahut heybetli ölüslerin cigliklarini baaar bar bagirttilar.Nitelikli ve süslü laf devre daim hirlasmasinin `elimdesin; ve burdan baska pirtip tüyüp kacacak hicbir kurtulusun yok` emin olan tutsakligi ne boyutta ve derinlikte hicbir tepkisizlige ve özgün hayat belirtisine birakmayacak sekilde kafesleyip cogalttiklari toplumsal enkaza yagmanin, dümenin, talanin, sömürünün, acinin, kuskunun, korkunun, güvensizligin, sevgisizligin ,cirkefligin, kepazeligin, hirsin, entrikanin, sehvetin, siddetin, acimasizligin, endisenin, kayginin, bencilligin, yalnizligin, kimsesizligin kalici hale getiren her türlü algisini ve alskanligini oralardan akip insan ruhuna bosalan saplantilari ve sabitlenmisliklari kundaklayip kafeslediler.
Git gide alip sürükleyen yillarla` Kurtlar Vadisi`, `Muhtesem Yüzyil`, `Cukur`, `Carpisma`..diye diye `nasil olsa elimdesin` bitmis tükenmisligii en cok YUVA kavramina esitlendigi varsayimiyla kadinlar üzerinden sizip saldirip sünenler, ugratiklari tahrip ve tecavüzleri müthis örseleme sarsma silkeleme bayma ve ACIYARAK BENZESME özenti hayranlik ve imrentilerini her hane halkina alabildigine kolay; olabilecegince etkin; ve olabildigince kendindenmis gibi dayayip dösediler.
Kanal KANAL, damar damar, lime lime, hinca hinc…devrilip dökülen hezimeti tamamen tümden ve topyekün kökünü kaziyip perim perisan edecek olanlarla dilsiz sohbetsiz yalniz yorgun yilgin karisik bulanik celiskili tükenmis yenilmis kendi olmayan yabancilasmalara kul ve köle; her hal caresini kendi disinda olup bitenlerden uman ve beklesen derin bir cukuru, en cok KADIN egilim ve zaafiyetinden ötrüp örgütlestirildi. Uzuuun agitlarla salya sümük baktigi yere hicbir özgün iradesi akli fikri düsüncesi mantigi dengesi cekingesi itirazi tepkisi uyanikligi sorgulamasi olmaksizin sürüklenip giderek bayilip uyustuguyla en cok KADIN; en cok da damarini dimagini zaafiyetini egilimini kendilerinden taniyan bilen KADINLARCA bütün sosyolojik siyasi veya sosyal danismanligini yine kadinlarin yapip kurgulayip canaklayarak cerceveledigi sunumlarla boyandi badanalandi evsiz barksizlik programlanmis rezillikler soytariliklar eglencelikler diziler kafeslikler ve özentiler servis edildi. Cok aglayip hic mi hic gülmeyen kosullamalarin agalar ascilar beyler yalakalar usaklar fuhuslar furyalar ihtiraslar cemkirmeler tehditler dalkavuklar lanetler vurmalar ve vurduguyla kendini kanun devlet trafik toprak bina insan yiginagina hükümdar olan eskiyalasmalar silsilesinin hep birarada sürekli kabul gören VILLA-ZÜMRE kapisina hayran kalma saplanmis sivanmisligi böylece toplumunun ORTAK ÖZENTISI ve dolasimina karman karisik edildi.
Hep hüngür zongur zangur aglayan ve neredeyse hic gülmeyen asik –düsük suratliligin bir acayip ilgi cekici öznesi ve her fiyakasi yerinde yüklenicisi olmak icin TOPLUM; en zayif halkasiyla YUVA`ya özgü ve EV cagrisimli KADINI cevreleyip kusatan saldirgan sizintilardan bütün AILE`yi her bir bireyi ile delik desik eden bozuluslara koparip ayirip parcalayarak talan tarumar etti. Bu yoksunlugun bütün yikici ve öldürücü tahrip kaliplarini özümseyen sevgisizlikle, vakitsizlikle, kaypak kacamaklarla, asla görmezden gelmekle, paylasimsizlikla, kendini pozlayan dayatmalarla, hic konusup danismayan kopuklukla, icten ice kendi kabuguna cekilip derinlesmis ilgisiz iletisimsizliklerle, odalarla dosyalar ve esyalarla birbirini duvarlasip sinirlayan bencilikle, hic umrunda itibarinda özünde huzurunda olmayan ruhsuz duyarsiz bedensizlikle, önüne konulan yapilmis ve yazilmis cok tüketimliligi harcanip tikanan doyumsuzlukla, acimasizlikla, tikinarak saglikli kalmayi ummakla, her ne pahasina olursa olsun imrendiginin kendisi olmak icin tüm eder deger ve birikimlerini ailesi cevresi ülkesi dünyasi nezdinden sahip oldugu tüm insanligini ve kisiligini kamcilayip kiskirtan catismalarin kodladigi gibi devirip döküp yikim malzemesi olarak mevzilenen, mevzulanan, giyinen, kusanan veya soyunan arac gerece en cok KADINI kendine özellestirerek devsirilip dönüstürüldü insan.
Nerde asafin baslangici
Niyeydi diyar sehir pesin adimlarla cogalip dolasmak
Düsünce damarlari selamdan susa kesik yaman neyse
Meydan saatleri gibi bütün arayan yakinligini ordan sordurup
Fakat insan denen zamani asla kendisiyle umursayip uyusamayan
Hayata bas tutmanin süründüren her yokusunda
Dün degil ötekisi günün
Kapmis sefilini sokaklara yikin etmis subat sogugu
Eskilerden boyasi bulanik duvarlarda yadigar olan resimlere camsiz cercevesiz
Tipi tipileyen kapilarin kimsesiz nefesini alip götüren pinarlar dogrusuyla
Elde ne cira var ne cakmak ne tütün..
Sarildigi titrek gölgelerden sanki medet umar gibi solgun gün
Olan biten bir şey yok
Olan biten çok şeyler çöplüğündeli yerinizin
Servet sahibi olmak istediniz
Oldunuz
Şöhret sahibi olmak istediniz
Oldunuz
Ver sinek kizini, koy kupa dinegrisini, al maca papazini…tagge külah..! Bu kumar böyle olunca suyu tükenmis denizlere benziyor, ekmek teknesi battikca sündüklesen ve kasirgasi belasi bitmeyen yasam kiyisinda bulasik-yalasik iz ve isler pesinesini kumbaralasip giden hortumlasmalar.
Hata etmeyi yasaklamak kadar hata islemeyi kendine hak saymalar arasinda tepesi üstü yeryüzüne dalis yapan MOTOR BEYiNLi yazilimlar gibi, her yönünü rotasini kaybederek üzerine programlanmis sifreli davranislarin atomize olmus aksam ve parcalarindan bir türlü kendine cikip kurtulamamanin övgüsü ve yergisiyle beslenip bilenerek, kim nereye nasil yapistirilip yakistirilirsa orda öylece oyunun eksik olanina sandalya kapmak icin omuzdan bakan seyri hücrelenip hayatinda hic isik yüzü görmedigi zar-zorlulugun yüksek kulelerine ve INSAN YUTAN Ziguratlarina hayatini harc karar..
RASTGELESiYE..
Eger sinek kizi veya kupa papazi gelmezsse herseyini coktan kaybetmeye razi, tartmak ölcmek yormak düsünmek irdelemek sormak ilgilenmek ve itibar ederek öylece karar verip davranmak ilgi ve ihtiyat silsilesini atlatip kenardan dolanarak, insanin gidip varacagi yer, kücük capsiz hileli zahmetsiz emeksiz vuruslarla büyük kazanimlar elde edecegi sonsuzluk sinirsizligi ve ölümsüzlük eseri sürsaltanat sultasi zannedecektir. Eldesi miktari ne olursa olsun bu kördügüm; ve böylesi saplandigi cerahatten baska hic bir yasam belirtisine hayat hakki tanimayan kusursuz kapanis; konustukca dilsizlesen, ezberledikce unutan, kaydettikce silen, duydukca sagirlasan, kactikca tutsaklasan, ürettikce tükenen, cogaldikca azalan, davrandikca felclesen, bagirdikca sessizlesen, yüklendikce etkisini yitiren, yakinlastikca kopup uzaklasan, derinlestikce ucurumlasan, agirlastikca degersizlesen, seyreldikce tikanan, kopyalandikca aslini esasini yitiren, kapandikca teshir olan, saklandikca soyunup ciplanan, baglandikca darma dagin olan, sisip kabardikca alcalip düsen, genisleyip sivrildikce onurdan özden itibardan siglasip pörsüyen ve yikinip yürüdükce gayretsiz cabasiz UYANIK GECiMLiLiGE saplanip sabitlesen avare kasnakciliga yörüngelesir.
Hani diger zamanlarda Siller, Sekspir, Goethe yahut Dosteyevski veya Emile Zola gibilerinin icinde uzuuun anlatimli KiLiSE dahil heryerini ROMANTiKLEDiGi her heceyi, her hicvi, her hayalimsiyi, her olguyu, her anlatimi her cümleyi her kisiyi her kostümü her lafi ev ev sokak sokak tüm alan meydan yokus ve bayirlariyla hic cekinmesiz ve soluksuz okuyup hayret ve hayranliklar icinde kalanlar, kendi öz gelisimini bir türlü saglayamamanin kundaginda özgüvensizlik büyüterek akli fikri hissi duyguyu düsünceyi YATALAGA bagladiklarinin kiris ve kolonlarini hücrelenirlerken, diger yandan da özendikleri kendileri olmayani imrenip kalemi kagidi oynanmis bir kumarin getirisine kendini kaybetmeyi haciz ve rehin verirler. Bu kisir döngu budalaligini bu noktadan sonra yönetip yönlendirmek ve diledigi bahse tutusturup kullanmaksa, cocuk oyuncagi bile degildir cünkü kullanilmis akillarin esiri ve kullanilacak olan hayal ve düsüncelerin kiralik kaleminden baska ne öznesi vardir ne de yüklemi.
Bu bakimdan bizde hep bu kumarhanecilige müsterisi muazam CIKAR ODAKLILIGIN cok yüksek gelir getirisi elde etmeyi uman tek vurusta sonsuzluga ve ölümsüzlüge yüksek gise rekor kirimli ve cok ÖDÜLLÜ ESERLER vermeye dönüktür sanat, müzzik, makam, usül,mimari,ahlak, estetik, resim,akil, fikir, tasarim,edebiyat yahut sinema. Arap-Fars olanini taklit etmekten bir türlü kurtulamayan DIVAN `la birlikte TANZIMAT tam bir özdesme ve benzesme batakligidir. Bir türlü kendi dilini bulamayan ses soluk dil ve dagarcik, yazip okuduguyla ÖZÜNDEN ÜRETiP GELISEMEMEYE ödülü verenin ve övgüyü siparis edenin mali mülkü maliyetinde kim nereye kiskirtip kamciladiysa oranin kapi bekcisi veya söz –süs savunmacisi olmustur ne yazik ki.
Fert basina en cok pay ve hissesi düsen
Aci zulüm ölüm cile dert bela garez kin nefret husumet
Yetmiyormus gibi tüm sosyal bilince hafizaya kültüre akla fikre
Yetmiyormus gibi sosyal siyasal erkte bellekte bilincte birikimde ne varsa
Iktidarsiz dirayetsiz itibarsiz ve istikrarsiz birakarak
Algisiyla degismis karakter ve kisiligiyle oynanmis




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!