Cin..
Ayni soygun sömürü ilim bilim teknik alet ve cihazlariyla
Yolunu yöntemini kendini soyan sömürenlerden dayanip danistigi
Öngörülür vahsetin öngörülebilir vurguncu isgalci katliamciydilar
Eski dünya kapitalisleri ve yayilmaci hegomonyaci emperyal gücleri
En azgin vampirligin
Kollarimi acsam kopup gelecek esikteki sonsuzluk
Zaman son deminde zerreye tutunanlarin zillerini calacak
Konusmaz diller götürmez yollar sormaz aramaz sürgüler ve kapilar
Herseye uzak herkese küs dargin heryerden corak kim ve ne varsa
Sönmekte olan ciranin farkina varacak oldugu yerde
Ölmeden evvele
Parlak ay altinda ates böcekleri ve efil esinti yaz
Ucari kervanlar gibi konar göcer hayale cahil cerci baglarsa
Üzüldügü yerden kopmus kördügümlerde bazi hayal bazi düs seyridir
Azat bir cigligin ardisira hükmünü nöbetlere yazdirip
Cahil ile ayni korda külolmak ne yaman seymis diyenden
Kimsesiz karanligin etrafinda pervane döner
Demelisin ki
Gün telasini yirtip yararak diledigi güne kavusmak derdindeyse gece
Ucundan banip kulpundan tutup budagindan yakalamaya
Tavanla zemin arasindan daha keskin zor ve sivri
Her yoruldugu sevinten derman dirlik toplayarak
Daglar tepeler arasinda bir yol bulan
Yol yakinken
Tanir bilirken yollar yillar seni beni
Karanligin güc kuvvet kazandigi halde vakitte
Isiklar da misli mislinedir
Orasini burasini bilmemlerde sen bildir sen söyle orasini burasini
Ben ortaliga bakar becerir gelirim
Ay görüp yildiz sayarak
Gövdesi gölgesiyle sevgili sevda düslerinin
Seni mutlaka bir yerden taniyordur gectigin köprü güttügün yol
Yillarca sana izini süren susuz kalmissin gibi sahrada
Gecerken öylesine zaman diledigin dallara tutunup
Salkimlarla salinmaya tüllenmis yapraklar gibi divaneler delisi
Cirim ciglik
Acirlidan bölverenlere dogru efelik yemlik pircalik
Ve bugdayin geldigi tarlalardan alin teriyle temmuz
Istarlarin kilim dokudugu beyaz duvarlara cercevesiz pencerelerden süzüldügü
Kizil topragin ve kirecin nohut yolumundaydi dünya irgatlginin günlerine
Topragin heybesinde yaz dönümü gelincik ile karanfil
Durmadan büyür batiya dogru güney
Kuzeye cekilerek doguyu labaratuarlara ve tüplere deneyip koymadan
Ne perikles ne solon ne de bir baskasi
Ne düsü ne düsünceyi ne duyguyu ne davranisi
Cözümsüzmüs gibi duran herseye kanun nizam sinayan erkten otoriteden
Insan dogurtmaya calisarak kurak bir kundagin
Oysa bilmiyordu ki
Belediye tramvayının sürücüsü
Otobüsün kramponları rengine uymadığından dolayı olur olmaz her bulanıklıkta tepinerek,
Tepişerek,
Hayat çizgisini ezip geçen rövaşata hep avut hep çilingir hep alingir hep korner..
Fırından aldığı dumanı buğusu üstünde tüten ekmeği
Kendi agirligindan hafif seyler sirtlayip yüklenmeliydi
Cünkü tasidigi kainattan cok daha agirdir zehirle zemberek arasi dünya zaman
Hele de ihtiyar oldukca dil söylemez kilit dönmez ugramaz
Bedene yük sayilinca can
Her yerden daha ucurum ören bir yerdir büyük gürültülrle catirdar vinc
Halat kopar duvar cöker cati ve köprü yikilir




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!