Seyfi Karaca Şiirleri - Şair Seyfi Karaca

Seyfi Karaca

Bilinen hayatin bilinmezlerini okuyup ögrenirken
Zordur
Cetindir
Zahmetli mesaggatli ve belalidir
Her badireden akil fikir yol yöntem hüneri ve becerisi kazandiran
Birikimli deneyimli her insanin konusup söylemese bile

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Yaz firarisi kumru kelebekleri gectim. Yosunlu derede yavru gezdiriyordu ana baba kugu, ahsap köprüyü savustum dolapli degirmenden ekin tarlalarini döndüm. Ihtiyar traktör ve ince zayif adam pulluk dönderiyordu tozduman topraga….
Benzi usuuuul usul sararmaya yakin otlar yol kenari temmuz haziranda, leylekler inip kalkyordu kirazlar alaca cilekler salkim sepet sür piyasa gelincik giyinmis evlek arsin.
Günbatimi yönünde cinar cercisi uzak ormanlar. Yorulup oturdugum bayir yüzü seyre salincak kurup delisine düz estikce heves köpürtüp kabartiyorken alacakaranliklasan sürgün seferci öksüz ören rüzgarlar…
Ilklerine kadar islemis bazi gurbet bazi diyari hüzün….dalip gittigim bulanik bogumlu yanik yareler sokulup titredi. Kirik dal kekre lehce harami hasbihal dösüm bagrim ve heryer heran, kendi icinde sardikca kilitlenen ugultulu sessizligi bozup kurcalayan mahallere girdap, kapisi ayaz levhasi solgun evler gibi, sahipsiz melodiler klavuzu ve aksam postacisiydi.

Haziran / 17

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Sen benden güzelsin
Ne söylersen söyle aşk der çiçek söylersin
İşte böylesine
Sese
Hayale
Yazıya

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Yazık günahlara
Bütün hazırlıklarını ağırlaşan yer çekimine göre tamamlamış günün yorgun yolu
Akşamın gölgeleri üstüne düştüğünde zayiden
Kırılmış tekerleğe çevreyi düzenleyip başka tarafa gitmenin gününü ve yönünü göstermek için
Nasıl olsa bir güne birgün göz boncuklarına denk gelip rast gidecektir çizgi
Nasıl olsa zincirde sallanıp duran balkon kuşu, süs kabağı ve kurdelenmiş soğanla sarımsak Hattan düşer düşmez çıkmaz bir sokağa not defterinden hatıralar boşaltarak

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Hergün mü her gün, savasin basladigi ilk yillariyla birlikte bitimine kadarki son yerle bir olusun yollari caddeleri sokaklari köyleri kasabalari sehirleri ormanlari tarlalari baglari binalari fabrikalari köprüleri atölyeleri stadyumlari okullari hastahaneleri galerileri magazalari kaleleri kuleleri saraylari tünelleri görünür görünmez her seyi heryeri ve yediden yetmise col cocuk kadin kiz genc ihtiyar topyekün tüm insanligi kopmus kizismis bir kiyametin katliamda sinir kural kaide ve doyum noktasi tanimayan, azmis kudurmuslugun gözünü gönlünü kin ve kan bürümüs nefret zehirlenmeleriyle, vahsete dehsete aciya ölüme zulüme dair en mahluklugun örgütlü ve donanimli CELLATLIGIYLA, yirmidört saat durmaksizin vardiyalasarak mekanizmasi dönen carkin tipki evden cikip herhangi bir ücretli ise gider gibi vardiyesi bittikten sonra da sanki en siradan calisma günlügünü tamamladiktan sonra ekmegi suyu sekeri yagi elektirigi gazi tuzu gidasi giyimi takisi etegi cocuk oyuncagi iskarpini orda verdigi hizmetle tedarigini gördügü eve dönüsün ölüm makinalari ve INFAZ TiMLERiYDi numara sayisina ve yerel yöresine göre `POLiZEI BATALLION` adiyla anilan HITLER`in kursuna dizme özel kadro ve ekipleri.

Genelde orta yas üstü, aktif cephelerde atik ve kivrak manevralar yapabilme zindeliginden uzaklasmis boyu posu görünüsü fizigi figürünün hic önem ve anlam tasimayan siradan ev bark sahibi insanlardan derme toplama, bütün yetenegi kendinden beklenen iskence aletlerini harfiyyen kullanma becerisiyle beraber makinali tabanca ve tüfeklerin herhangi bir ürküye cekingeye ve sekteye ugramaksizin ve eli titremeden tetige basip yaylim atesiyle askeri cemselerden veya vagon vagon trenlerden yahut tiklim tiklim toplama kampi ölüm fermani kesinlesmis olanlarindan kendileri icin kazinmis cukurlar kenarina ciril ciplak edilerek dizilmis insan yiginlarinin canina kiyma faaliyetine yogun bir egitimden gecirilerek -birbirine vardiye devreden is kolonileri gibi- dahil oldugu kadroyla kimligi sicillenmis özel kuvvetler ve imtiyazli birliklerdi HITLER`in Polizei Batalion markali ölüm canileri ve katliam timleri.

Savas boyunca Alman Ordularinin isgal ettigi ve bilhassa TOPLAMA KAMPLARININ örgütlendigi her yerde Gaz , Yüksek Gerilimli Tel Örgüler ve FIRINLAMA cellatliginin yani sirasina, sayilari yüz otuzbese kadar varan yirmidört saatin bile mesaisine yetersiz kaldigi bu katliam makinasi timlerinde toplamda altmis bin kisiye yakin `Kursuna Dizme ` ekip elemaninin öldürdükce ruhsuzlastigi, öldürdükce istah kabartip cellatligindan zevk aldigi, öldürdükce ve kendini ne denli asagilik adi itaatkar acimasiz yaratik olduguna dairligi ispatladikca kat sayisi rütbe ve ödüllü ücretlendirmeye cecilerek mertebe makami yükselttigi. En ünlülerinden biri HAMBURG yerel bölgesine mensup ` Yüzbirinci Batalyon ` ormanlarin kuytu derinliklerinde,veranda ardiyelerinde veya toplama kampi toplu ölüm cukurlarinda öldürdükce kopmus kirilmis parcalari birdaha bir araya gelmez insan tutsakligini delik desik ederlerken,insanliktan ciktiklari cani yaratikliligi alkolle susturup eglence tertipleriyle bastirarak, kahvalti ögle yemegi aksam sefasi mola araliklarini en siradan is günü rutinliginde eve dönüsün alis verslerini yapar iyi aile babasi veya kadini pozuna sahne sergilemenin katil ve kirli maskesini bürünürlermis.

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Hic kuskusuz daha nice satir ve yazilara ben kisiligini kalbini kalemini ve yüregini koyarak yazacak olacagim, tüm bunlara dair nicin , nasil ve niye ortaya konulan herhangi bir paylasimi YORUMLAMA inceligi noktasinda son yazdiklarimi silinme ihtimaliyle kenara koymustum. Asagidaki satirlar ordan ve oradandir.

Hele de görsel bogulmusluklarin yorup yiprattigi ALGI DEVSIRME, Kültür Yozlastirma ve insan uydurup dolgulama sistem mekaniginde, toplumun hangi ve ne degeri yikilmis yagmalanmis islevsiz ve iceriksiz alim-satimlarin tezgah kelepinirine dönmüs cark cevrimlerinde, DOGRU – DÜRÜSTLÜGE olan ragbet hem soguk hem uzak hem de mesaggatli gelir her kisiye. Hani `dogru söyleyeni kovacak ne köyü ne kasabasi bile kalmamisligiin ` yalan -yanlislariyla bogusup didismeyi hayatin dogru düzgünlügü sanir ve sayar insan. Orda artik dogru, hakkaniyetli,vicdanli, bilgili, ilgili emek zahmetleri gerektiren her duyarlilik, harabinda tünemis alismis insana agir ve zor gelir. Dogruya özgürlüge hakka hukuka sevgiye saygiya iradeye yetkiye özgün ve saygin kisiligiyle varip gitmeyi gereksiz -luzumsuz dilin dagarcigin tat vermeyenleri olarak anlar ve algilar. Ne kadar bozuk berbatlara bulasir beslenirse, tam kalp ve kafa ayarini ancak bulduguna kendini hasir alti ederek pusar tüner saklar gizlenir. Cünkü bu tutsakliktan dogruyu bulabilmek zaten ne kitabinda vardir ne aklinda dilinde dolasir. Hazmedip sindiremedigi ve hic dogru dürüstlügü olmayan harama yalana talana güce saltanata gösterise aldanir tapinir. Ona göre de ARGO sapkinligi denecek derecelere düsen, yazik eyvahlarin agidini acisini üzüntüsünü ve ezikligini söze yaziya sanata dile kabir ve azapliligina tasiyarak , ceset celselerde gecinip giden kalici hale getirir.

Hic sevmedigim seydir, durmaksizin ÖNYARGISI degismez saplantilarla, kendini irdeleyen ve uyaran dokunuslara savunma zirlari giyinip bürünerek icgüdüsel kuruntulari daima KARSI ATAK reflekslerine kurulu ve hazir cebellesmelere bulasip hic bir saglikli yere varmamazligi sürdürüp veya sündürüp durmak. Yorumlar, ister övgü ister yergi kime nerde nasil olursa olsun , yüklenilen veya paylasilan emek, caba, gayret ve degerin; sundugu , ilettigi, duyurdugu ve bildirdigi derdi, sevinci, ilgiyi, itibari, kaygiyi bütün olumlu veya olumsuz hayat döngülerinden kimin ne kadar kendi gercekligine, yani ondan bundan toplama yahut derleyip disirme yollu-halli Fiyaka Saticiligi´na tenezül ve tamah etmeden özgür duyumsamalariyla ÖZGÜN iradeli ve ifadeli olup olmadigiyla ilgili ve iliskin olmalidir. Yani duygusal ekip calismasi veya karsilikli birbiriyle paslasan hayal kurma kan bagi kuyusuna dolup bosalarak söze yaziya dile dagarciga kendi aralarinda kalma calgilari oynatan basmakalipli bol cilali cafcafli ve agir dozda bayginlik ucurup- aslinda da kisinin gelisimini kör kütük eden- abartili ÖDÜNC ÖVGÜLERDEN ibaretlik olmamalidir gerek yergiye gerek övgüye dair ve degin yorum. Kuskusuz hic kimse digerinin akil bükümlerine yahut aliskanlik kivrimlarina göre aynisini yazmak okumak zorunda degildir. Fakat yol nerden kimden gelirse gelsin veya gitsin, sevginin müjdesi veya acinin kanattigi dokunuslar duyan bilen icin herkese ayni anlam ve kavramlardan her ortak yürekli INSANLIGI duyurur bildirir

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Hayatin hep karsi tarafi kisiyi meraka yorar. Karsi tarafin da bu tarafi ötekinin karsi tarafidir, yükü ve yogunlugu hic degismeksizin ayni kesfetme istegine karsi koyamamanin ilgisini ceker , meraini yorar. Yaptigi bir iyiligi, iyilik bulanin son nefesini verinceye kadar basa kakip üzüntü ve askinti yortallayan hunamlik, fasihlik, fesatlik ve fitnelik karinsizligi gibi, her yanlistan sonsuz dogru cikarimlarina komalik derecesinde yetkisizlik liyakatsizlik ve sapkinlik etmelerin karsi tarafi merak etmesine ragmen, hic bir saygin durusu ve duyarliligi göstermeksizin, öldügü söndügü ve oldugu yere sürekli YANLS ALGIYI ve YOZLASMA cürümüslügünü harcayip tüketip saplanmaktaysa insan, erinip yüksündügü hic degilse yol yordam akil fikir ortasi bir yerde bulusmaya dair yer ayirip zaman bulup insanlik danisip emek yorup zahmet gütmeksizinlerin kulu kurbani olmaya, hep karsi tarafin bu tarafa gelmesi ihtirasini ve kibrini mezarlasarak yasar insan.

YANLIS ALGI ve YOZLASMA KÜLTÜRÜ, bütün yoksunluklarin ve yoksullasmalarin diger tüm degerleri itibarsiz islevsiz iceriksiz ve degersiz kilmaya iliskin kökü kökenidir cünkü. Kokusur cürür ve cökmeye baslarsa hayati ve insani anlamaya düsünmeye bilmeye kazanmaya duymaya danismaya kavramaya konusmaya ve YAZMAYA dönük ilgi veya caba, birbiriyle dayanisarak tüm saglayan saglikli ve güvenli yasam kaynaklari alt üst olur, yasadikca BAGISIKLIK KAZANILAN kahrini gerilimini bunalimini acisini üzüntüsünü ceremesini cilesini eziyetini siddetini nefretini kayitsizligini korkusunu karanligini ölüsünü ancak beslenip yutkundugu afyonlarla susturabilen; ve saklamayacak derecede bütün mutsuz yalniz yazik mahrum huzursuz ve dirliksizligini disa vuran kavga ve kapismalarin sefalet esiri YOKSULULUGU üretip cogaltir, herkese özendigi bol miktardan dagitip salgilayan tarumar.

Her yoksulluga bagimli -güdümlü yasamaksa bütün saglikli isleyen ne varsa bozar darmadagin eder. Ne ahlak kalir ne inanc ne fikir ne egitim ne güven ne sevgi ne adalet ne hukuk ne saygi ne itibar ne kültür ne hal hatir. Hayati ALGI BOZUKLUGU ve YOZLASMA KÜLTÜRÜYLE kendine benzeten modasina uyusmus insan tipini yorar yikar modellenir hersey. Bu yüzden her söz sanat edebiyat müzik resim mimari gibi, her yazilan siir roman veya hangi türden cesitten olursa olsun her YAZI; sonsuz agit -nizah matemlerini ister ilericilik aydinligiyla ister muhafazakar milli milliyetcilik ulusalciligiyla, -kimin neyin ne tarafindan yahut adina namina olursa olsun- bogup bunalttikca olusmus kurcalanmis kimyasinda tüm sosyolojik bozuklugu kahir küfür lanet ve sitemkarligindan baska hicbir dingin - zengin duyarliligi aidiyeti ve sorumlulugu olmayan sapi silikligin müsterisi ve müptelasina dönüsür toplumsal ortaya hortlaklastirilan enkaz. Bu yüzden insan dili ve yüregi alfabesinden her satiri ve heceyi isler dokurken, ortak yasami ne kadar üzüntü manyagina sefillikler bunagina ve yoksulluklar müsterisine afyonlayip alistirdiginin aklini fikrini inancini dilini vicdanini ve sorumlulugunu yüklenerek; yasadigi hayata etkin yetkin tanik atilgan girisken cesur ( KARSI TARAFLARA gidip gelebilen özgürlükle ve özgüvenle ) emek zahmet deneyim birikimlerden okuyup yazip yormasi gerekir insanin. Buna dair gücü dayanagi ilgisi yoksa, ne yaziya hakimdir ne söze sanata muhatap. Isterse en darmadaginik yazi yahut sanat ürünü olsun, konusuna sekline tarzina türüne bakmaksizin yetkin ve hakimse kisi, hic bir tercüme veya araci kilavuzluguna danismaksizin tüm incelik ve detaylarina varincaya kadar sunulmus olan her paylasimi kolayca gördügünden tanir, okudugundan anlar, ilk hecesinden son noktasina kadar ana fikrinde ne tasiyip tasimadigini yorar irdeler sorgular ve yorumlar.

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Disarda bütün olumsuzluklariyla bogazlasip bogulmuslugunu debelenip duran hayati kendi halindelik kimsesiz-sahipsizlige sayip kayittan itibardan silerek, kapilari duvarlari yollari pencereleri bahceleri balkonlari her ne kadar acilmaz sifrelerle donatip kirilmaz sökülmez kilitler altina almakla sapasaglam korunakliligin dirllik düzenini bulacagini umsa dilese ve sansa da insan, dogasi geregi yasadigi günün ve dünyanin ortak yasam aidiyetinde varlik gösterdigi sürece, disardaki terkedilmisligin bütün kirli ve gürültülü kahir dögüs kavga hir gür bozgun nizah siddet nefret kin öfke haram yalan dolan vurgun soygun dehset acimasizlik karamsarlik duyarsizlik bencillik bagnazlik liyakatsizlik kayitsizlik süphe kaygi dert sorun ve niceler nicesi, bagimli ve baglamli ( kaba -saba ) sevgisiz saygisiz ve kültürsüzlügü oldugu gibi hic kacisi kurtulusu olmayan, önü sonu alinmaz herhangi sabit bir yerden, bir yolunu bulup kendi icinde yasayacaktir.

Bu kabiz döngünün ve kurak yövmiyenin ana merkezi ve ham maddesi, ortaya dogan enkazdan ilk nedenselligi cözüp cikaramayan `ben nerde hata yapiyorum ` sorgulamasini asla kendine kondurup yakistiramayan UKELALIGIN ; ve her yerli yerinde yapilan tespit tenkit veya yergi inceleyip irdeleyen YORUMLAMALARA kendisiyle yüzlesmeyi katlanip kabullenip kaldiramayan yoksun yetkisiz birikimsiz yeteneksiz kifayetsiz ve yetersiz ACZIYETiN saplanti kökeninde ve korkularina yenik dogmalarinda nesi varsa, oraya dair hic bir degisim veya gelisim egilimi göstermeksizin, kendi capinda hatasiz kusursuz en mükemmelin en üstünü varsayimiyla, kuruntu külliyati sizofrenik tikanikliga gömülüp kalmalara inatla israr etmesindendir.

Kisaca, aklin duygunun düsüncenin bilginin cesaretin deneyimin emegini ve katilimciligini gözlemleyip süzdükleriyle, hic bir özgün duyarliligini hickimseye ÖZEL TORPil yahut ILTIMAS veya kasitli KiNDARLIK -GAREZLIK bagnazligi etmeden, yorulduguna deger ilgili samimiyetin yürek yakinligini hic bir sarttta ve kosulda cekinip esirgemeksizin , ortaya konan sunuma, sergiye veya paylasima dair acik ifadeliligin saglam duruslu FiKiRiNi BEYAN etmektir söz KONUSUNA iliskin YORMAK yahut YORUMLAMAK. Ayrica ve kesinlikle ne pesin reflekslerle diyetini ödesen AFERIN kalibi,ne de keyfiyete mahal kisiye özel hazir kaliplar güzellemesi veya cirkinlestirme TERCÜMANLIGI degildir ortaya konan sergi sunuma iliskin fikir beyan etmek; veya gördügü duydugu sezdigi okuduguna dair ne anladigini yormak veya yorumlamak.

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Elde avucta el kadar suncacik
Baktim gördüm sabahin seyri selvi kavaklar boyu günsicagi yaz leylak
Titreyen yapraklardan baska bir de sarilip öpen depdeli rüzgar
Kus tüyü hafif seyler düstü akip giden suya ve duvarda saat…
Birdenbire bosluga dolan cigliklar gibi demir köprüden uguldayan trene
Elimi bagrima dolar dolamaz genzimde kivilcimlar yandi

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Cevizler henüz yesil
Su iskele ve sahil araftaki üryan kum saati
Koruklar kekre salkimi cahilcelikten henüz cagla yazpembe
Buralarda garip kuslar ötüsüyor,
Yaz yaralisi zehirli topraklardan taneler toplayarak
Cogu kumrusuz güvercin ve asvaltin siyah vebali bilhassa

Devamını Oku