Mavi bir damlaydi
Kirilan camlarda ve bozulan calkantilarda
Alti üstü cizlmis karalanmis dedim gitti ismini sen getirlere
Dibi görünen zaman sularindan
Tarlada kirik kanatlarini sigircikler ve dalda son ötüsünü birakarak
Uzaktan gelip uzaga giden sigirciklar
Kıllı çilli
Ve sıfır marka kadınlar
Kokana rahminde birbirini döllendirerek
Pazar eksiğini hiç tedariksiz ve noksansız koymadan
Gerçekliğiyle arası yok sevgiyi saygıyı inancı güveni kendilerine göre uydurup alıcısına satan
Tezgah tezgah görünüş pozunu gösteriş kabuğuyla ezip bozarak
Bir icar kiracısı
Yahut hayattan koparıp alacağını muhtarsız mahkemesiz hacizlere koyan
Kapısı kırılmış pencerelerin camları tuzla buz olmuş dünyadan battala kalmaya mezunun olmuş eski bir okul gibi
İnsansız ve kimsesiz,
Tepeden tırnağa yalnızlığını giyindiği ömürse işçiliği ucuz iğretilerden kelepir
Üstü başı yağmur gezginlerine kaçak kendi hayatına dilenci kılığıyla girip çıkarak
Dumani üstünde bunlarin tezgahinin
Sesli sessiz harfleriyle zülfü..
Bir parantede cok takla, bir tasta cok kurban
Ne olursa yapariz meslek kalabaligiyla, seste solist sinemada sis ve düdük
Yazar cizerim de dercesine ben bu kestaneyi
Ben de varim, ben de…
Dogru
Dürüstlük…
Diyorum ki sizin sizin anlayacaginiz dogru dürüstlük…
Egrilerin kökünü kaziyip hayattan dünyadan iptal ederek
Aklin fikrin ugrayip basmayacagi
Kalbini ve zihnini kabindan ve dip damarindan bozup berbat ederek
Dünya yurdunun
İnsanlık mirasının
Özgün özgür ve onursal değerleriyle
Yapılanı yıkmak bozmak bir başarı öyküsüyse eğer
Evet yani, yaptı kendinden beklenen hainliği
Tersinden okunaklı ödüllü alkışlayanlarına bop
Ben bir güzellik çerçisiyim
Türlü hayaller örer işlerim üstüne elbise giydirilmemiş düşlerden
Dinmez bir gözyaşı sağanağıdır rızkım nafakam
Elvedalarla hoşgördüm arası yaşadığım yıllara armağan sımsıcacık
Özüm ömrüme dünüm yarına çalıp giden ıslıklarla
Çığrışan kuşlar sonsuz gökyüzü, uğrumsırasına göçebelikte uzayıp kısalan gölgeler
Eger en az senin kadar büyümüyorsa
Kücülüp kaybolmustur sana dar ve zor edilen hayat
Ve sana ulasip sinmiyorsa isigina bulandigin gölgeler
Kacaktir zaman nükte zül..
Yapmaciktir silinip süprülmüs yerde durup duran
Insandan eser
Mühendislik harikasi insan,
Ve insan iliskileri yapip yönetecegim diye orda burda ilerde ötede
Ihanet edilen bag belde kasaba köy sehir su ekmek ve topraga
Ihmal edilen sevgi saygi hak hukuk akil fikir onur itibar külliati yerine
Gerilim bunalip siddet nefret gecimsizlik mutsuzluk sapkinlikliklarini
Tohumlayip ekerek
Bambaska bir esintiyi canlandiriyor
Uzaklasarak dallar yapraklar
Resmin solgun seyrinden sonbahara hakim olan tepeler
Ay gardoraplarindan sari duvakli bir ayna süsleniyor
Elmalar toplanirken, düser dökülürken fistik findik
Agir yürüyor deredeki su duvardaki saat




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!