Seyfi Karaca Şiirleri - Şair Seyfi Karaca

Seyfi Karaca

Bir cildirtip bir uslandiran
Sohbet demi huzurun saati hatir ile hos ile
Hayal minderleri serili gece senin sabahina toprak toprak uzanmis
Gönül salincagi güzellik makamina hasreti koyan serpeseyir
Zülfünde bahar büyüten ciceklerin elvanlari sana hayran
Sana yolcu ben halinde deliye düs yoran yollar gölgeler

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Yamalıklı bir ömürden
Sökülmüş yırtılmış duvar kağıtları gibi
Devridaim
Kabaca …
Bükülür bükülmez yol yamaca
İnen kalkan paslı kilitler kundağındaki kol demirinin

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Sizin oralar
Bizim buralar derken laf söz tükenir nirengi dönmüş ortamın malum ustura işi ciddiyetini koruyarak
Bahsi geçenlerden harç karacak malzemeye ortak yönlerini, ilişki karşılığını ve dengesini arar tarar
Hem vaziyete hem de vasiyete temelli meçhul
İnsanı kendisiyle filitresiz aracısız çekilişsiz sorguya ve sınava çeker
Havalandırma molasına

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Sizin oralar
Bizim buralar derken laf söz tükenir nirengi dönmüş ortamın malum ustura işi ciddiyetini koruyarak
Bahsi geçenlerden harç karacak malzemeye ortak yönlerini, ilişki karşılığını ve dengesini arar tarar
Hem vaziyete hem de vasiyete temelli meçhul
İnsanı kendisiyle filitresiz aracısız çekilişsiz sorguya ve sınava çeker
Havalandırma molasına

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Taklit mi
Takdir mi
Tamir mi
Temassız ve transit
Bilemezsin nasıldır,
Kendi yaşam duvarının dibine her daldan ve damardan yıkılmış çökmüş yollar sokaklar evler gibi transit

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Satın aldıkları medya holdingciliği sayesinde tüm yutum davranış ilgi ihtiyaç çark çevrim dönüm dolaşımlarıyla beraber , dile hale yola kişiliğe karaktere sonsuz sınırsız bozulmuşluğun alışkanlık afyonlarını aşılayıp , kendine hiçbir ihtiyati algısı bilgisi onuru aklı fikri özgürlüğü özgüveni özgür iradesi insan değerliliği toplumsal coşkusu seçim hakkı sosyal iletişimi ve yaşama sevinci kalmamış yağma yıkımcılığın mal mülk ve borsa sahibiydiler; kiraladıkları kullanışlı araç tezgah ve aygıtlarla en mümkün ve müsait hayatından vazgeçmiş ve soyup sömürüldüğü yıkım tutsaklığını tepkisiz sorgulamasız ve itirazsız kolayca güdülebilirliğe kanıksayıp kabullenmiş tek tipliliği uydurup imal etmek için; Beyazıt Öztürk ilaveli Okan Bayülgen 'ler ciritleyip sürdü savurdu ezdi bozdu geldi geçti bu izdiham merhalesinden; Seda Hülya Avşar Mavşar da, Athena da vardı ordaki viran çukur ambarda , Çilli Demet de Klarnet Hüsnü de, Şakşuka darbuka da, Nazan Öncel de.


Gösterdiği hünerden bıçaksız kamasız yaylım ateşsiz asla racon ve poz kesmeyen tam da ayarlı ortam uygunu kadrolu ekipli yeraltı ilişkilerini kendi başına buyruk kanun devletmiş gibi yedirip sindirten Oktay Kaynarca organize işler toplum mafyatikleştirme müessesesi; özendirip imrendirdiği toplumsal ablukaya dönük ' kes lan ' bağırtıp yırtınan kabadayı müsvettesi ahkam şiddet nefret kin satıcılığıyla , müşterisi gittikçe kalabalıklaşan dirliksiz geçimsizlik gişe hasılatı ve getiri yekununu katıldığı körler sağırlar birbirini över çekişir ağırlar İbo schow markajında ' Maşallah ibo abi dizilerimiz şimdi hem yurt dışı uluslararası pazarda da sermaye ve söz sahibi' diye diye hususi ortama sakallı formatlı kalıbını yere göğe ekrana kostüme kılıfa sığdıramıyorken, hiç kimsenin asla aklına gelmediğini yapmaya ve erişmeye nasıl senaryosu yazılı insan avlanıp en Organize İşlerle sineması avanak makaraya sarılır ' ın Öğrence' sini tükürüp tebeşirleyip üflüyordu, sahte sanal kara tahtada avantası keş dövüz kaporalı Vizyontellim müdürü Yılmaz Erdoğan.


Devamını Oku
Seyfi Karaca

Tutumlu temkinli tedarikli yasayip kullanmali insan eldeki akil fikir duygu düsünce imkan ve ömür nafakasini. Paylasmak yardimlasmak karsilikli katilmak katki sunmak elbette ki tüm diger toplumsal birlikteligin ve aidiyet ortakligina dair asla vazgecilmez kiymet ve degerlerdendir. Fakat her seyde oldugu gibi sürdürülebilir kalici inandirici saglayici kaynakliga ihtiyati sorumlulugu bilgisi ilgisi ölcüsü düsüncesi kavrayisi anlayisi dengesi ve yaklasimiyla birlikte kendini dinc diri saglikli tutacak sekilde yorulup hizmet etmedikce, her cagiranin yükünü sorununu iradeli hayir diyememe sebebiyle ezilip üzülmekten kapilip gittigi savrulusa hevesini arzusunu coskusunu enerjisini harice harcayarak erir biter tükenir .



Bu yüzden de kendi haline birakmadigi savulmuslugunun yiktigi tükettigi enkazda olumsuzluklardan baska arta birseyi kalmamanin mutsuz memnuniyetsizligi sarar sarmalar gününü ögününü. Sonunda da buradaki tükenmislik harabesiyle aynisini bekledigi olasi karsiliksizlikta tüm yapip ettiklerinin deger anlamini bulamadigi pismanlikla, kahirdan lanetten matemden baska eldesi avuctasi kalmaz.

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Ihtiyar olup giden eski zamanlarla birlikte, dönüp dolastiginda dünyanin derdini yalnizligini kahrini cilesini bir topyekün nebzede yigin edip harman eyledigin varlikli dirlikli hatrin gönlün insanlik yurdu ve sag salim diyariydi, ocagin üstündeki doyumsuz kazan ve ciranin pencerenin ardindaki odalar ve sedirler.

Samanla karilmis camurun yaz günesi sicakliginda harlanip piserek kavrulan kerpic; binasini ve yuvasini korular yapragindan meseler dalindan kavaklar hizeninden ve sögütler duldasindan örüp yaparak, sofrasini kurup serdigi öte berisini ayni hayat avlusuna siginip barinmis davar sigirlarin eti sütünden yke ambara yaz yogurdu ve kis yorgani yayip serdigi tandir sicakligi örtmelerde cilga sarpalardan keven kangal cingisi tutusturup direklenmis dumanlara ates yakan dip bucaklar ve yukari cikip inan sekme merdivenleriydi.

Yasi kac olursa olsun hic kimse, cocuklugunun kundaginda kendini hic büyümemeye terketmeyen, aliclara asilmis yavan erzaklarla hayatin hic bir baska seyiyle ve yeriyle degisilmez tadindaki topyekün mutlulugun sari sicaklarinda ekin ekip harman toplayan envayi cesitliligin huzur diyariydi. Safaklar söken sabahla birlikte kuslarin türküsü, börtü böceklerin sarkisi, yola yaziya yabana refakatcilik eden gidis ve dönüslerin dolu dizgin hayatini, usuuul ve yavas adimlarla hiiic acelesiz doya sindire, adimlar araligi üne iz düsüren gölgeler aksam alacalarina bulanip boyanincaya kadar, toprak toz buz olurdu. Ister yalinciplak ister soguksu lastigi yarim yirtik köhne kundura, hic farketmeksizin ayaklari topraga saglam basan hosgörü kabul ve imecesinin zenginlik bereketiydi buralar…

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Eskiden de faniye göcüp giden her yolcu, bir daha öyle veya böyle tükettigi ömrüne geri gelesi ve görülesi degildi. Fakat degil midir ki, nasil ve nicelerle yorulup yasadigi ve yasattigiyla ilgili alakali sevgi saygiya ömrünü hayat devrini gezip dolasip icraat ve itibar ederek zenginlesen mi; yoksa semirdikce oburlasan bencil bozuk gevsek oynak kopuk paramparcaliligin sahsina müstakil doyumsuz kanaatsiz oburlugunu doyurmakla akli fikri niyeti maksadi vicdani kisiligi ve karakteri bozarak fakir fukaralasmis dirlik düzensizligin talan tarumar mühendis mütahitliligiyle mi..? Burda ve bununla ölcüsür yüzlesir hayatin neresinde nasil olup olmadigina dair insanlik öyküsü ve hikayesi. Ki eskiden her faniye gidenin yerini ögrendiginden ögreten bilmis görmüslügün hasta yataginda yahut ve hatta ölüm döseginde dahi aklina danisilp yurduna yuvasina siginilan ilmi itibrliligi devralirdi.

Adsiz bir salaca savusup geciyor simdilari, herkesin vakti zamanindan sonu gelmeyen ve yalniz sadece nesillerarasi toplumsal gelisim ve olusum seyrinin bildik tanidik dogasina uygun kavga nizah bunalim belirsizlik kargasa korku endise gibi catismaci bilinmezlerine degil, kundaktan mezara istisnasiz herkes bu sitemler mutsuzluklar ve memnuniyetsizlikler cölünde ve corakliginda sonsuz ölümleri tekrarlayan kokusmus cürümüs cökmüs ve sayisiz kimliksizligin yapay zeka katman ve hücrelerinde ren yankilara depolanmis saklanir görünür vaziyet ayaz seyirleri, bagimli- güdümlü zavalliliklari, soyut bildirimleri, soguk uzak ve yapay avuntulari görünüp saklanan tükenisin kisir döngü telasini yormakta ve zibil hasilatini toplayip biriktirmekte.
Oraya konuslandirilmis ve konulmus, ordan almadikca da `hangi vaktin zifir araliginda benden küstün biktin usandin siyrildin savustun göctün gittin ` sorusuna yalnizligi ve yabancilasmayi basbasa bogup birakan i bütün eziyet ve kargasa yoksulluguyla kisinin kendi iradesine kalmamis ölümlerden ölüm begenmeye herkesi zorlayan ve nasil nerden hangi cirpinislarsa olursa olsun, cagirinca hicbir zaman icin bir daha özüne aslina dogal dünyasina ve özgün insanligina dönüp gelmeyen, cevapsiz sorularin ve cözümsüz caresiz sorunlarin hasilatidir bu adsiz salacali calkanti ve zibil toplayip biriktiren didinti.
Etrafini sarip kusatan ve yeri konumu tanimlanamayan cikissiz bogumlarda degisim dönüsümlerin mecburu mahkumlugunu harcayip tüketen pazar kölesi ve piyasa unsuru olarak, ulasimsiz iletisimsiz sarmal ahginda dogar dogmaz girdigi giristigi ve bir daha ölse tükense dahi icinden asla cikamadigi yarislarin hergün katlayip cogaltan artirimlarla hic bitmeyen hincini, öfkesini, kahrini, belasini, derdini, gerilimini, catismasini, korkusunu, kabusunu, aidiyetsizligini, sevgisizligini, yalnizligini, kimsesizligini itibarsizligini, istikrarsizligini, kovulmuslugunu, kültürsüzlügünü, ecimsizligini, güvensizligini ve say say sonu gelmez mutsuzluk matemleriyle örüp donatan carmihlara gününü güncesini ölüp üzüldügü zehir zikkimlarla dalasip bogusan beyan edip asarak; nesiller arasi dengesini düzenini bozmus kaybetmis köksüz -dayaniksiz kopuklukta artik her ölen topragina has IHTIYAR ZAMAN insani, aklini fikrini yolunu yordamini kaynagini güvencesini inanip danisilan bütün degerler toplamiyla ne ardina siginilacak cira ne de penceresinden bakinca yeri yurdu simsicacik cagrilara davet yeryzü diyarini evi barki obasi ve ocagi olmaktan cikarak, kendinden sonrasi ve devami olmayan bilinmez belirsizliklere sanki herkesin kendi salacasini bizzat kendi katilimiyla ugurlayip yollayan matem mirasi gibidir.

Devamını Oku
Seyfi Karaca

müdürümdün
Müfettişimsin
Tapulu senetli yurtlandığın aklım fikrim zihnim ve kalbimin
Sarhoşluğuna bakraçlar salıyorum kuyulardan, ömrüme kurduğum salıncaklarda sallanıyorsun rüzgarla güzelleşiyorsun
Sen öyle
Yorduğun saklambaçta yoruldun yıprandın da hani, toprak eledin, çiçek bezendin, kuruyanı yeşerttin

Devamını Oku