Gelen giden kopan cözülen
Ipsiz sapsiz yolsuz hirsiz haysiyetsiz hukuksuz
Daha ötesi nasil bilsin kendini felaket
Olan bitenin
Zaten kendisi bizzat
Kiyametten kiyamet
Kelebek güncesi hemen şuracık
Fakat ulaşılması her gün daha da derinleri saran yakıcı dolambaçlı düşlere sır
Bakkal kadar mahleden sokaktan sıcacık ve yakın
Köpük köpük,
Ve ateşli,
Kitaptan konuşup anlaşmanın kırıntısıyla,
Ucsuz bucaksiz okyanusmus meger
Caglayan nehirlerle benden yanginlari silsile götüren yagislara
Baska türlü olmuyor cünkü ne bu yol ne bu evrak ne sandal ne körük
Evrildikce zora yoruyor keskine büküyor ince koridor dar kapi
Yapinin icinde baska bir yapiya dönüsürken kelebek ve koza
Pupa yelken kayaliklar üstünden süzülüp dökülen yamaclara dogru
Öp babanın elini durumlrının devamına ve aksi
Temelini insan depreşmelerine zivtlenen yüksek sarsıntı
Alışı olup verişi olmayan sarrafçılıkla
Laflaşarak
Tesadüfen ordan öylemesine geçerken filan ne değil
Dirliğini bozup huzurunu kaçırdıkları
Yamac rüzgarlarinda giydigi elbiseleri eskiten asmalar
Savusup gecen daglar tepelerle günesin saclarina ilk dokunan
Kar burcunda
Nar kundaginda
Kardelenler koynunda
Uzaklari getirip götüren turna göcebeligi gibi mucizeler ötesi
Kemendinde aşk bağının
Zahireleri döner değirmenlere ezelin
Pekmez bullaşığı şıralıcalarda bir parmak tadımlığı bal ise de
Mecunluk başa bela
Bir estimiydi çiçekten çiçeğe gezer muhacirliği günün güneşin
Yanııııııık bir hasret tüter inceler eğiren kirmende
Zifir zehir döküp sacan parlak karanliklar icinde aydin…
Kem niyet
Kötü kusuntu
Hileli hurdali mahsus maksat
…ve simdisi sonrasini günü dününü
Dengeleyip tutmayan ölcüsüz tartisiz firildak zikzaklarda pek cok in cin…
Kartopu günlerinden yuvarlanip gelince bahar
Kengerler höyükte tüllenir
Yemlik pürlenir madimak harmanlanir körpelesmis yaban yazilar
Bildin degil mi…
Yagligin cikisinda eksi cörek cölmek peynirli cirana
Önlügün ilkleri kopuk yaka dersen bir ucu sirtta bir ucu döste bgirda
Kaz daglarina kurulup oturan
Kirik leblebiler dügümleniyorsa ice sinmeyen sofraya
Oynarmis gibi etraf dönen bilardo masasinda mahsur kalmistir insan
Bir avuc altinla zehir zikkim ölüm tercihli siyanürü daga ve ormana
Cevreleyip kusatan havasiz susuz her yer talan
Her vaziyet abuk subuk haydut hain mütahit..
Mayıs takviminde ikindi yellerine akran
Bugün benim bütün iyiliklerim üstümde diye geze gam esintisi
Açık bulduğu kapıdan içeri giren sokaklar ve caddeler dolaşığının
Yokuş yukarı zaman aşağı belki eski bir fotoğrafın çerçevesiz camsız
Çağrıştırıp andıran tesadüf bir yerinden
Bilip çıkaramadığı hüzünlü yabancıyı almış yüküne sarmışsa




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!