Asktan pek yogun
Dali ve gövdesi dipdiri bahce baharlarin aynisi
Babasi eskiden kilise cancisiymis annesi aktar
Baygin bir yaz günü tanismisligimiza cikip gelen cicekler dolusuyla
Tiryaki söylenmeye basladimiydi kendi olmanin ötesine ne yaman
Dili güllülükler ederdi ve zaptedilmesi ne mümküne isvecli Nova
Yağmur sert
Rüzgarsa şiddetli
Rayları kaygan zeminde fay hattı değiştiren ıslak bir demir yolu gibi ıssız kimsesiz ve soğuk
Doldukça ağırlığı artan ağıtların,
Keder yüküyle yola koyulmuş eksensiz dünya garından uzaklaşırken istasyon, unutulan bir bavuldaki
Sürüklenip giden yağmurlu vagon senindir
Saygınlık, kişilik, karakter, onur, itibar ve sevgi, raf ömrü tayin edilmiş vadelerle sınırlı ve şartlı pazarlığı yapılabilen veya parçalara bölünebilir etiket ürünü değildir. Eğer yetiştirildiği çevrede faturalanmış gramlara, ünvanlara, makamlara, şöhretlere, eşyalara, gösterişlere, ihtişamlara, imtiyazlara ve sür saltanatlara bağımlı tamah düşkünü, hırs küpü ve ihtiras materyali olarak beslenip büyütülmemişse eğer, kendine saygınlığı değeri ve itibarı olan her kişi başkasına da aynı haysiyetli tavır yaklaşım duruş ilgi özen ve davranışı gösterecektir. Sevilmeyi ilgilenilmeyi övgüyü ve takdir edilmeyi diliyor bekliyor ve istiyorsa adil özgür tutarlı liyakatli vicdanlı merhametli kararlı duyarlı samimiyette ve özgünlükte yaşadığı doğayı, hayvanı, çevreyi, kültürü, dili, ülkeyi, toplumu ,insanlığı ve dünyayı hiç bir ayırdım numaralandırma ve katagorize etmeye gitmeyen ortak bütünlükte sevip sayıp birlikte yaşamın vazgeçilmezinden bilip inanacaktır.
Aksi halde insan yetiştirmeyi cevher ve servet getirisi daima yüksek ranta dönüştürülebilen veya paraya mala mülke güce gösterişe yarışa ünvana otoriteye dövize çevrilebilen kuyumcu sarraflığının akıl fikir yürüttüğü ölçü ve tartıyla fiyatlanıp eder değer piyasasını bulmaya esir ve tutsaksa insan, kendi intiharından kurtuluşu olmayan ve yerinden kopmuş sökülmüş soğuk ve harabe gölgelerin kütlesiz boşlukları gibi doyumsuzluk, savurganlık,acımasızlık, rezillik, gözü dönmüşlük, ruhsuzluk, kayıtsızlık, keyfilik gericilik, yobazlık, görgüsüzlük, yetinmezlik, kokuşmuşluk, çürümüşlük, zorbalık, bencillik ve duyarsızlık bağımlılıklarının endüstri materyali haline ve morglaşır.
Bu köklü esaslı sebeplerin doğurduğu sonuçla da, aşağılık yetersizlik liyakatsizlik kibir ihtiras kapris haset ve kin güdümlülüğüyle, gösteriş özenti eşyalaşma imtiyaz konfor ve ihtişam devre mülkü haline gelmiş insanlarda kişilik bozukluğunda eksikliği olan bütün boşlukları tarz furya şekil gösteriş kostüm maske dekor aksesuar ışıltı afiş fiyaka gibilerle her türlü istismara yönelik poz sergi sunum ve piyasa maskesiyle saklanıp perdelenerek, ard niyetli kozmetik kamuflajların kurgulanmış pususuna yattığı gizlenmişliğin karşılığını açıktan açığa kotarıp kapatma gasp ihtiyacı nispetinde değer görmeye ve ilgi çekmeye yönelik sahteliklerini kapatıp örtme ihtiyacı hissederler.
Hiç kimseyi kimsenin kurumsallaşmış ukalalık kibirine, gerici yobazlığına,üstünlük kaprisine, cehalet zavallılığına, istismar enayiliğine, sadaka dilenciliğine, sınırsız sömürsüne, kullanım sefaletine, despotluk değişkenliğine, güç gösteriş ve keyfiyet düşkünlüğüne muhtaç mahrum esir ve tutsak etmeksizin , devlet otoritesinin eşit yurttaşlık ilkesine ve hukukun üstünlüğü yaptırımına dayalı ve bağlı; eğitimde sağlıkta iletişimde barınmada beslenmede kültürde huzurda mutlulukta sanatta ulaşımda ekonomide bilimde güvende herkesin insanca yaşama hakkını sırası denk ve rast geldikçe biat edilmeyi koşulsuz şartsız dayatan zorbalığın lutfuyla değil, hiç bir şekilde rencide olunmayan onurlu itibarlılığın zenginliklerini toplumca hakça paylaşmayı önemseyen ve önceleyen kişilikli karakterli kaynaklardan sağlanmış olan ortak yaşam birikim ve kazanım bedeliyledir, kalıcı liyakatli istikrarlı eğitimli güvenli donanımlı istikrarlı adaletli tutarlı dengeli çağdaş özgür üretken saygın bilgin kalkınmış gelişmişlikle eşdeğer sosyal ve toplumsal hayat .
Paylaşma duygusu, adalet kavramı, üretim zenginliği, ortak değerlerine sahip olma bilinci, çağdaşlık bilimselliği, akıl fikir duyarlılık vicdan muhasebesi, dayanışma kültürü, özgür anlayış ve iradesi, sorgulayabilme cesareti ve iradesi, liyakatli donanımlılığı, sosyal sorumluluğu, hesap verebilme yükümlülüğü olmayan; korku karanlık, kargaşa, belirsizlik, yoksulluk, acizlik, çaresizliklere dayalı; hoşgörüsüzlük, yozlaşma kirlenme, kahır, kutuplaşma, şiddet, nefret, hurafe ve gericilik çoğaltıp üretmekten başka hiç bir varlık hükmü bulunmayanların keyfiyet sultasında şahsi çıkar ganimetine odaklı kıtlık kıyamet piyasa ve borsacılığıyla insanlığın hayat ve vücut bulması asla mümkün değildir çünkü.
Çünkü toplumları geliştirip besleyen büyüten ve kalkındıran dinamik sağlam kalıcı ve sağlıklı gücün göstergesi,hiç kuşkusuz ve tartışmasız ilim bilim sanattır. Bu yüzden zar zor, kıt kanaat ölüm kalım nafakası derdiyle boğuşanların ne kültür sanat üretip yapacak kadar kendine yeter artar zamanı, ne bilim teknoloji üretip paylaşacak kadar huzur ve refah payı, ne de felsefe düşünecek kadar sorgulayabilen özgür iradesi veya hali durumu vakti mümkünü mecali vardır.
Tarifeli tasarımlı
Kargaşa kulvarlarda
İncinen teni ruhu bile duymadan
Çek bir selfi
Yak söndür farları
Çal kornayı zurnayı
Surdan suraciga paspas gibi servislik garson
Cok ödüllü zilli kupanin carsisi caddesi kalcasi kenari kösesi
Yazili kayitlara baka kalarak cirilciplaga dönmüs bir heykelden
Sille samar yiyip dönüveren viraneye
Her aksaminda ertesi bir kahri cekup yüklenerek
Coksesli mezarligin yerlesbilecegi bütün suskunlugunu gazelden gazelle
Kum saatini bakar beklerken
Sürgülü soğuk ve yorgun kapılar ardından toz pembeler bağını haraba yazıp
Kutusu kapağı çözülmüş kopmuş eşiğe sokağa çıkartarak
Kum saatinde uzun zamanların çöl değirmenlerini bakar beklerken
Yaza uğrasın tiryaki süslensin aşk kavursun kurutsunlara hishayal,
Dikenle gül
Nitekim ve Mamafih..
Bir şey işleyip çalışmıyorsa BOZUK BU dersin. Ateş almıyorsa çakmak, durduğu yerde topal ve kör kalıp dönmüyorsa saat, ileri gitmiyorsa temelli geride kalan yol, tadı tuzu yoksa eriğin kavunun ekmeğin ve lokumlu bisküvinin, duyup düşünmüyorsa insan…Bozuk burası dersin..
Dünya öyle bir mahalledir ki, akşam yatarsın, sabaha çıkıp çıkmayacağın meçhul manidar muammadır. Ağrıların çoğalıp otlar yolduran inim inim sancı ve sızıların hükmüne cebelleş olduğunda, vaz geçersin artık evden odadan bavuldan günden yarından i, kendini usuul usul feri tükenmiş amansız bakışların uzaklaşan kıyısına çekilen yitik ve yorgunlara bırakırsın.
Madem böyleyken böyleydi Dünya diye bilinen mahalle ve insan denen faili meçhul..
Akıl fikir vicdan adalet sevgi saygı onur itibar ahlak fikir mantık sorgulaması yüzleşmesi ve sorumluluğuyla düşünerek davrananadır insanı anlamsızlık duygusundan kurtararak eşyaya tapınma fetişizminden ayrıcalıklı kılan değer ve kıymetler.
Insan güzelliginin birine beraberine harman bir ülkedir Türkiye Cumhuriyeti
Capul caylak pust hin hain
Ne kadar cok hevesli ve siparisli militanlikla yagmaya yikima
Cogalmis eniklemis köpekligin kiralik katillik zagarligindan azarsa azsin
Kudurmus usak dalkavukluk uyuz uyusumudur nihayet
En gözü dönmüs saldirganligin kin güdücülügünü giyip kusanarak
Hiç yüzünden...
Heran heryerde har-hur-vur - kır durum..
Kıvılcımı çakılmaya görsün, alevlerine sarılmayı bekleşen
Şiddetli geçimsizliklerin baş belalısı
Kan akıtmaktan
Zalım okutmaktan




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!