Elde olan sürenin tümünü kullana fırlana
Maksat..
Hem üzüm, hem bağ,
Hem de şarab-ı aşk
Edebe vergili, hususuna mecnun
Maksat leyla leyla diye derincelere sarhoş
Nasil söylerim ki ben simdi
Gece zindan olmasa karanligin gardiyan kesildigini nasil derim
Cocukluk kadar uzak damlardaki dolunayi
Gün dogumlarina sabahin körü düsmüs ala safaklar sökerek
Yapragi dala dali agaca
Agaci koruluklara dogru sürükleyip götüren
Erik dallari beyaz cicek kuslardan bülbül sesi kanaryalar soguksu dereleriydi. Bal özünden lebi sekere dösü bagri ask esip tüten daglarin tertemiz havasi suyu rüzgariyla günlük güneslik yunmus arinmis sarhoslugun yetkin armutlari sabahin serin sularina dökülür düserdi. Kizilirmaga dogru akip giden aklin sazini Agustos böcekleriyle cala söyleye kim nerden bilirdi ki, birgün olacak da kuruyup köksüz kalacak daglar baglar köyler ve insanlar. Agidini kendi kendine yakarak sudan sesten kustan izden ve insandan KIZILIRMAK; yikik setenin ezan sesine yakin yol kenari hikayesi gibi ,ne hedik cagini dogup yasayacakti bugday, ne lapa lapa yagdikca cocuklugunu kucaklayasi gelen insan sarhos birhos hayal meyali. Ey dünyanin delisi ne durursun vakit sende cocukluktan kalma yaz idi , kar yagmakta icin disin, yikinip yürümene ne kaldi cinlayip duran kalbim ve zemherinin bu vakti, dere tepe düze giydim bile gocugu potini . Coktaaan yüzüme yöreme yagan karlarla günün sevincini sarhosa sarip, dügün bayram dönen yanmalara lades tutustum.
Aralik / 20
Sondan basa dogru yitik bir hikayenin yolsuz pusulasiz ihtaca koyan her yerinde kendine Mobese kameralariyla hayati tel örgülenmis insana, ne kadar kör ve kötürüm olduguna dair ve ne kadar kötü niyetli yönetildigine sabit seyyar herkesi icine alarak heryeri en görünmez halden bile tüm korku ve sucluluk duygusunu bastiran topyekün gözlem evi gözetim kuleli.
Böyle bir arizada hele de tüm ilgi itibar yakinlik sevgi saygi tenesiri dürülmüs iskelet dolasimli ceset ziyaretlerle, öldügünden cok kahir kibir lanet tasiyici salgin ve balalara bulasmaktan kendini alamayan tek tip insanlama modeli, gittigi her adimda insanligini degil evini arabasini tekeke ceyizini dekorunu hormonlu vücüdünü ve fenni model cerrahi müdahaleli cins ve cihazini alem edip konusuz komsusuz gözetim kuleli tutsakligin herseyi her yerden bilinip görünmeye gönüllüce kul köleyse, sondan basa sarip döner pilak…` kara bahtim kem talihim, tasa bassam iz olur . Ben felege neyledim ki kirdi kolum kanadim yaz günlerim kis olur, Basim bir Erciyes dagidir suya düssem Agustos ayinda balta kesmez kesmez buz olur..` tükenmis pilden eski bataryalardan.
Hep yolcuya hazir binek tasinda bekleyip durdugu dünyayi duvarlar dibinden kapilar önünden sögüt dallarindaki kus cigliklariyla suyun sesine pinarin akisina calip cigristigi sazlarla mutlulugun türküsünü kanatlanip ucusurken, Biber Hasan, iki dudak arasi yan tüten cuvarasinin efkariyla etraf olmus dünya bir ahaliyi cekip basina toplayarak tabakasini yogurttan pilavdan ve baglar beldesi üzümlerin cumbul budak türlü türlüsünü topraga serili mindere koyup, gölgeleri birbiri sirasinca dizili agacin gövdesine halkalanmis atlar esekler eyerli eyersiz demeden, ellerinde civi cekic toynak yontar nal söker sökülen eskinin yerine yenisini mihlarken , yarenlige muhabbet eder eylerdi dili dudaginin bosta kalan sözden sohbetinden.
Zamani yoklugun icinde ezip eriten
Büyük saatlere yaslaniyor duvarlar, celsede tutuklu hüznün
Sürekli yenilmeyi ve yenilenmeyi marifete istiraken
Yipranip yorulmus bir ögle vakti gibi donuk
Ve kalabalik
…ciglik ciplak
Söförmahalli kamyon frensiz
Bos kovanlarda sayisiz ölü ve kulplu cendere
Cöp ve ölü vaziyetler topluyor sabah sabah
Köprü
Körpe
Köpük
A
Be' nin yerini tutmuyorsa
İşlerlik ve işlevlik kazanmıyorsa adı üstündelik
Düşe kalka büyümeleriyle aşk..
Mehrini kendiyle ödeşip...
Hiçbirşey ne tutan kapı,
Ciprias…
Biraz eros biraz erotica venüs mars….
Zar atip tavlada hep kaybettigini afrodit balkonunun altinda turuvaya karsi
Hector mektor küce kapisindan tahtadan atlara sarhos zerhos binip sürerek
Asilin topugundan saplanp sarilmis bir zamane zehri gibi
Kapitalistten dirhem ve drahma ve dolar yuro ve sandiklar dolusu ganimet dileyip
Ayrica ve özellikle de
Her imzali imzasiz üzerinde mukaveleye varilan anlasma
Yeni bozgunlara
Daha büyük kapsamli catismalara
Ve daha etkin mutsuzluk yaratici kiyametlere bitisin baslangicidir
Insan
Mahsus sirketlestirilmis müridine ve müsterisine uygun
Uzuvlari ve uzmanliklari birbirine sapasaglam bagimli bütünlügün
Kapitalizmi kimliksiz kisiliksizligin tüketim bagimliligi ihtiyacina göre
Yaygin ölcekte din iman diye tasarimlayip pazar piyasa eden külliyata bagli bop sarmal
Yeryüzünün
Karsi konulmaz itaatlilikle en büyük tarikatidir




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!