Bi' sokaktan geçiyordum
Binalara baktım
Nasıl ev bunlar dedim
Balkonlarında bir tane çiçek yok
Kapılarında bir tane kedi
Soğuk soğuk bakıyor bir de insanlar
Kalbimi söküp aldığım yer küle dönsün
Güllerime iyi bakarım ben...
Ne güzel deliriyorum
Aynadaki yüz ışıl ışıl yanıyor
Pencereyi açtım
Rüzgar küllerini alıp götürsün...
Ey benim
Kırları toplayıp gelenim ruhuma
Kuşların
Pınarların
Dağların türküsünü dinliyorum kokunda.
Ne vakit yağmur yağsa
Ev tıka basa yokluğun dolu
Aklım almıyor
Gözlerimden taşıyorum
Sofrada tabağın yok
Tepside bardağın
Bu dağ!
Bu taştan ağaçlar içinde işim neydi benim.
Aklımdan geçmezdi,
Ben bildiğimin bana dikenliği reva göreceği.
Her uyandığımda içim,
Günboyu ellerim kanıyor.
Bugünde bulutlar çöktü üstüme
Çisil çisil gözyaşları altındayım.
Düştüğüm boşluklarda savruluyor
Oradan oraya koşuşturuyorum.
Sokak aralarındaki nöbetlerim
Kendimi gözden kaybettim.
Seni kucağıma verdiklerinde yirmi yaşındaydım.
Seni toprağa verdiklerinde yirmi iki yaşındaydın.
Ben artık hep senin yasındayım.
Sonbahar son fotoğrafımızı çekti.
Sonbahar ikimizin resmi...
Sen gittin ya
Ben bir daha kendime gelemedim.
Bu ömür aynamda baktığım kim?
Hayatla savaşa
Yüreğini ortaya koyan ben değil miydim?
Ben değil miydim
Ellerini ellerime aldım
Termosunla konuşup dertleşiyorum.
Balkonu, porselen tabak gibi yıkadım
Çay döküp içeceğim.
İnsan yaslanınca huysuz olurmuş
Elime batan kaktüsle tartıştım.
Bir eylül masalıydı
Son sayfası
Son nefesim olan.
Ne vakit gülse
Ayaklarım yerden kesilir




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!