Ardından gözyaşı döktüren döner mi hiç?
Yollara vurup kendimi,
Kimi zaman Eyüp Sultan'da,
Kimi zaman Sultan Ahmet'in yokuşunda arıyorum seni.
Aşık olan kendinden gidip sevdiğinin ardına düşermiş.
En başa gittim
Şu anki halime geldim
Ne hale getirilmişim
Bir milyon sitem etsem az gelir
Sadece sevmiyorum
Biz seninle, hayat yolculuğunda
Koltuk numaraları yan yana gelmiş iki kişiydik
Yağmurlar da susar bir bardak güneşe
Çatlak candan içeri giren sıcak şiirden bir yudum içirildim
Kalbimi yakmaması için, üflemeliydim
Unutup gitmişken
Oh be kurtuldum demişken
Sırlı rüyalarla aşka anlaşmışken
Kendime yeni bir yol çizmişken
Unutmanın şanlı şerefine
Güneşli, aşklı yağmur içip
Bir şarkıyı çok dinlediğinde bıkarsın
Aynı yemeği her gün yersen artık tat almazsın
Sürekli yağmurlar altında yürürsen suya bakamazsın bir daha
Güneşe aylarca sırtını dayasan kurumaya başlarsın
Sürekli aynı kıyafeti giyemezsin hele ki bu çağda
Saçlar, sakallar ve tırnak, fazla olmayı reddediyor
Alır elime kalemi
Gider yine otururum ruhunun başköşesine.
İçecek olarak da hüzün isterim olur biter.
Herkes mutluluk istiyor
Bense sana kafa tutmak.
Kim o? dediğimde; mutluluk demişti.
Sensizliğin içindeki senden düşüyorum
Öyle sarhoş, öyle bomboş.
Şuursuz asfaltlar
Bir beni kollarımdan tutamadılar.
Düğmeleri sökülüyor ruhumun
Bedenim göçtü göçecek.
Aşkı bozuğa kadın da çok erkek de
Tenden tene gezmeye sevmek denmekte
Hepsi de birbirini yedek etmekte!..
Çakallar, prens, prenses maskesinde
Kalpler kapı önlerinde kap içinde
Sabır eskitiyorum
Delik deşik dayantım
Sevda bırak vazgeçtim
Bu fırtına davetlim
Güneşe kurşun dizdi




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!